Hakkın özünden feragat edilmediği sürece, borcun ödenmiş olmasının, icra mahkemesine yapılan itirazın esasının mahkemece incelenmesine engel teşkil etmeyeceği-
İcra mahkemesince –beş günlük itiraz süresi içinde yapılan itiraz sonucunda- “zamanaşımı itirazının kabulüne” karar verilmesi halinde, ”icranın geri bırakılmasına” değil “takibin durdurulmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun “borca itirazı” üzerine icra mahkemesince takip muvakkaten durdurulmuş ise itirazın reddi halinde borçlu aleyhine takip konusu alacağın % 40’dan (şimdi; %20'den) aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebileceği (takip muvakkaten durdurulmamışsa böyle bir tazminata hükmedilemeyeceği)-
İcra mahkemesi kararları “kesin hüküm” teşkil etmezse de,bir önceki kararın kesinleşmesi halinde,bir sonraki karar açısından kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı-
Borçlunun “birden fazla icra dairesinin yetkili olduğunu” yetki itirazı sırasında bildirebileceği, bunlardan birisini tercih etmemiş olması halinde tercih hakkının alacaklıya geçeceği; icra mahkemesince duruşma açılarak, alacaklıya tercih hakkı kullandırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği -
Borçlu tarafından icra mahkemesine başvurularak hem “icra dairesinin yetkisine” ve hem de “takip konusu çeklerde keşide yerinin bulunmadığı”nın ileri sürülmüş olması halinde, mahkemece önce “yetki itirazı”nın incelenmesi gerekeceği-