834 sayılı parsel bakımından ise herhangi bir soruşturma gerçekleştirilmediğinden, 834 sayılı parsel başında keşif yapılarak yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarının dinlenmesi, davalıların taşınmaza müdahale edip etmediklerinin açıklığa kavuşturulması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye yarayan krokili rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece davalının savunması ve anılan mahkeme kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Bilirkişi raporunda; taşkınlığın parsellerde meydana gelen kaymalardan kaynaklanmış olabileceği belirtilmiş olup; bildirildiği şekilde bir kayma olgusunun saptanması halinde davada yıkıma da karar verildiği gözetildiğinde telafisi imkansız zararlar doğacağı kuşkusuz olduğundan davalı tarafa bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tersimat hatasının (kaymaların) düzeltilmesi yönünden dava açması için olanak tanınması, dava açıldığı takdirde eldeki dava bakımından bekletici sorun kabul edilmesinin gerekeceği-
Yerel mahkemece, 743 sayılı Medeni Kanunun 653. maddesinin son cümlesi uyarınca davacı taşınmazı üzerine davalı idare yararına irtifak hakkı kurulmuş olduğundan el atmanın önlenmesi istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; harita mühendisi M.S. tarafından düzenlenen 9.10.2007 tarihli rapor ve ekindeki kroki hiç irdelenip değerlendirilmediğinden mahkemenin bu kararı gerçekte direnme olmayıp, bozmadan esinlenilerek farklı bir gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu-
Mahkemece yapılacak iş; ziraat mühendisi, orman mühendisi ve hava fotoğrafı uygulamasında uzman olan harita mühendisinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla belirtilen zaman aralığında iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman başlandığını belirleyerek, tanık ve bilirkişi beyanları bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmek, taşınmazın önceki niteliği, üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlenmek ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar vermek ve taşınmazın kabul ve reddedilen kısmının dava tarihi itibarıyla değerleri üzerinden, karar tarihindeki AAÜT uyarınca davalı Hazine lehine avukatlık ücretini takdir etmesinin gerekeceği-
Direnme kararından sonra 18.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve mahkemece üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmamış olan 6099 Sayılı Kanunun 16. maddesi hükümleri de irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi için direnme kararının bozulmasının gerekeceği-
Dava konusu taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçmesi nedeniyle irtifak hakkı belirlenirken, zemin ve bina bedellerinin toplamı esas alınarak taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü oranı ile taşınmazın zemin ve bina dahil tüm bedeli çarpılmak suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespiti gerekeceği-
Murisin ölünceye, kadar tüm yaşamı boyunca hukuki ehliyete sahip olduğu, aklının başında ve yaptığı işlerin farkında olduğu; bunun yanında, murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesini yapma amacının, yanında kaldığı, kendisine ve zeka özürlü diğer oğluna bakan davalıya bu hizmetleri karşılığı ve ölünceye kadar iyi bir şekilde bakımını temin etme amacıyla, bilerek ve isteyerek devretmek olduğu anlaşılmakta olduğundan murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını gösteren hiçbir delil ve emare olmadığı, dolayısıyla ehliyetsizlik yönünden bir araştırma yapılmasının gerekmediği-
Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini isteyebileceği-
Kadastro tespit tarihi itibarıyla kazanmaya yeterli zilyetlik süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-