«Senedin rakam ve yazı ile değerini gösteren bedelleri arasında fark bulunması halinde, yazı ile bildirilen değere, itibar edileceğine» ilişkin kuralın [TTK. 588/I; şimdi; Yeni TTK. mad. 676/(1)], senette tahrifat (değişiklik) yapılmamış olmaması halinde geçerli olacağı—
İİK. 169a/VI, c: 1 uyarında borçlu lehine, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebilmesi için «borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle» icra mahkemesince kabul edilmiş olması -ve «icra takibinin muvalekaten durdurulmuş olması»- gerekeceği, «zamanaşımı def’i» bu fıkra kapsamına girmediğinden, borçlunun zamanaşımı, def’i kabul edilerek takibin iptaline karar verilen durumlarda ayrıca borçlu def’ine tazminata hükmedilemeyeceği?
Senedin alacak miktarını gösteren kısımda değişiklik (tahrifat) yapılmış olması halinde senedin değişiklik yapılmadan önceki miktarına göre geçerliliğini koruyacağı (yani alacaklının tahrifatsız olan kısım için takipte bulunabileceği)—
Takip dayanağı belgenin çek sayılmaması -örneğin; çekin «süresinde bankaya ibraz edilmemiş olması», «keşide yeri»ni, «keşide tarihi»ni içermemesi halinde Ticaret Kanunundaki, çeklere ait zamanaşımı hükümlerinin uygula-namayıp, BK’daki on yıllık genel zamanaşımı süresinin (BK. 125; şimdi; TBK. mad. 146) uygulanacağı—
İİK’nun 19/III gereğince; bir müddetin sonuncu gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, müddetin tatili takip eden günde biteceği—
Takip alacaklısının (hamilinin) kötüniyetli olduğu (senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği) iddia ve takip hukukuna açısından geçerli bir (yazılı) belge ile kanıtlanmadıkça, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği -«ödeme» «takas» «bedelsizlik» gibi- kişisel def’ileri -vadeden önceki «temlik cirosu» ile senede hamil alan- takip alacaklısına ileri süremeyeceği (TTK. 690; şimdi; Yeni TTK. mad. 778 ve 599; şimdi; Yeni TTK. mad. 687) (Hâmilin bonoyu ciro yoluyla alırken, bile bile borçlunun zararına hareket ettiği (kötüniyetli olduğu) kanıtlanmadıkça, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan borçlunun «keşideci veya önceki hamillerden birisi ile, kendisi arasındaki» veya «keşidecinin, lehtarla kendisi arasındaki» ilişkiden doğan def’ileri, hâmile karşı ileri süremeyeceği)—
"Geçici aciz vesikası"na dayanılarak (İİK. 105/II) açılan iptâl davalarının, takip (ve dava) konusu alacağın bağlı olduğu zamanaşımını kesmeyeceği-
Senedin vade tarihinden sonra takip alacaklısına ciro edilmiş olması halinde; bu cironun «temlik hükmünde» olacağı ve borçlunun lehtara karşı ileri sürebileceği (kişisel) def’ileri, hamile karşı da ileri sürebileceği—
K. taktirine itirazın (şikayetin) -genel anlamda «dava» niteliğinde bulunmadığından- zamanaşımını kesmeyeceği—