Limited şirketlerde, şirket adına imza yetkisine sahip olanların şirket ünvanını tam olarak ilave etmeye mecbur olduğu; takipte borçlu olarak gösterilmiş olan kişinin şirket unvanının üzerine kendi ad ve soyadını yazmak suretiyle takip konusu senedi ciro etmiş olması halinde -senedi ayrıca kendi adına da ciro ettiği hususunda senette bir kayıt bulunmadığından- ciroyu imzasının limited şirket adına atıldığının kabulü gerekeceği, ancak; bu kişinin şirketin yetkili temsilcisi durumunda olmaması halinde, yapılan ciro şirketi bağlamayacağından, ciroyu imzalamış olan kişinin şahsen senet bedelinden sorumlu olacağı—
Bonoda «tanzim (düzenlenme) yeri» olarak -«B.Çekmece», «Siteler», «Yeni Bosna-İst.», «Pendik Sanayi Sitesi», «Özdere belgesi», «Karşıyaka», «Bahçelievler», «E.ler», «H.veliler (Köyü)», «Mamak», «Kavacık-İstanbul», «İkitelli-İst.», «Alaçatı Köyü», «Köksalan Köyü», «Dikme Köyü», «H....Köyü», «E.ler», «Çanıbaşı Köyü», «Şişli», «Bozköy» şeklinde- gösterilen yerler «idarî birim» niteliğinde olduğu için, düzenlenen senedin «bono» niteliğini taşıdığı—
Takip dayanağı senedin, temsil yetkisi bulunmayan kişi tarafından düzenlenmiş/ciro edilmiş olması halinde, senet bedelinden, bu kişinin kişisel olarak sorumlu olacağı (Temsil edilenin sorumlu olmayacağı)—
Borçlunun «takipten önce uygulanan» ve «takipten sonrası için uygulanması istenen» faiz oranına itiraz etmemiş olması halinde, takip öncesi için istenen faiz oranına göre hesaplanan faiz miktarı kesinleşmiş bulunduğundan, bunun değiştirilemeyeceği, ancak takipten sonra istenecek «avans faiz oranı» göre temerrüt faizi oranının icra müdürlüğünce kademeli olarak (dönem dönem değişen avans faiz oranlarına göre) faiz hesabının yapılması gerekeceği—
Kural olarak borçlunun itiraz hakkı kendisine ödeme emrinin tebliği ile doğarsa da, borçlunun, kendisine ödeme emrinin tebliğini beklemeden -alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesini taşıması halinde- icra mahkemesine yapacağı itirazın (ve şikayetin) icra mahkemesince «süreden ret» edilmeden inceleneceği—
Borçluya birden fazla kez ödeme emri tebliğ edilmiş olması halinde, itiraz süresinin, «ilk tebliğ tarihi»nden değil, «son tebliğ tarihi»nden itibaren işlemeye başlayacağı-
Borçlunun ödeme emrine itiraz (şikayet) dilekçesinde, ayrıca «tebligatın usulsüzlüğünü» de ileri sürmüş olması halinde, icra mahkemesinin, öncelikle, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olup olmadığını -dolayısıyla; itirazın (şikayetin) süresinde olup olmadığını- araştırması gerekeceği—
Senet kaşesi üzerinde bulunan ikinci imzanın, imza sahibinin senette yer alan borçtan şahsen sorumlu kılacağı—
Takip talebinde adı yazılı olan borçluya, adının yazılı olmadığı ödeme emri gönderilmesi halinde bu durumun maddi bir hatadan kaynaklandığı ve hatanın her zaman düzeltilebileceği benimsenerek, takip iradesini sürdüren alacaklıya karşı borçlunun yapacağı itirazın mahkemece -itiraz hakkı doğmadığından bahisle reddedilmeyip- incelenmesi gerekeceği-