Şirket/kooperatif kaşesi (ismi) üzerindeki (altındaki) imza dışında bulunan (atılan) ikinci imzanın, imza sahibini senet bedelinden kişisel olarak sorumlu kılacağı—
Açıkça takip konusu senede atıf yapmayan ödeme belgesinde yer alan ödemelerin alacaklı tarafından kabul edilmedikçe senet bedeline mahsuben yapıldığının kabul edilemeyeceği, ibraz edilen dekont, makbuz, ödeme belgesi vb. belgelerde, açıkça takip konusu senede (senetlere) atıf yapılmamış olması halinde, ödemenin takip konusu senet (senetler) için yapılmış olduğunu borçlunun isbat etmesi, aksi takdirde itirazın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Senet hamilinin senedi ciro eden lehtarın/cirantanın «eşi», «kayınbiraderi», «damadı», «kayınvalidesi», «oğlu», «kardeşi», «birlikte iş yaptığı kimse», «müdürü», «yakın akrabası», «iş ortağı» vs. gibi yakını olması halinde, hamilin senedi ciro yoluyla alırken, borçlunun bile bile zararına hareket etmiş sayılacağı (lehtara karşı ileri sürülebilecek kişisel def’ilerin, hamile karşı da ileri sürülebileceği)—
Keşidecinin, «lehtarın, ciro imzasının cirantaya ait olmadığını» bildiremeyeceği (yani; keşidecinin, lehtarın ciro imzasına itiraz hakkı bulunmadığı)—
İcra müdürlüğüne «100. madde ile ilgili haczin devam ettiğine» ilişkin yapılan açıklamanın, alacaklı tarafından yapılmış bir «takip işlemi» sayılmayacağı ve zamanaşımını kesmeyeceği—
Karşılığı bulunmayan çeklerin, «keşide yeri»nde, «ödeme yeri»nde (muhatap banka şubesinin bulunduğu yerde) ve «borçlunun ikametgahının bulunduğu yer»de takibe konulabileceği—
Kefilin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile borcun ödenmesini üstlenmiş olması halinde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri satmadan önce kefil aleyhine takipte bulunabileceği ( Not: Yeni TBK. m 586/I de yapılan yeni düzenleme ile; alacaklının müteselsil kefil hakkında icra takibinde bulunmadan önce borçluya gönderdiği ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması gerekmektedir)-
HUMK. 193 (şimdi; HMK. 20) gereğince, yasal süresi içinde, icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmiş olması halinde, bu icra dairesinde yapılan ikinci takibin birinci takibin devamı niteliğinde olduğu ve zamanaşımı süresinin önceki takiple kesilmiş olacağı (buna karşın; önceki takip dosyasının HUMK. 193’deki (şimdi; HMK. 20'deki) yasal süreden sonra yetkili icra dairesine gönderilmesi halinde, bu icra dairesindeki ikinci takibin, yeni takip sayılması gerekeceği ve zamanaşımı süresinin bu takiple kesilmiş olacağı) —