Borçlu tarafından icra takibinde istenilmiş olan işlemiş faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edilmiş olması halinde, icra mahkemesince takip dayanağı bononun vade tarihinden takip tarihine kadarki dönem için -3095 s. Kanun’un 2/2. maddesinde öngörülen- avans faiz oranının Merkez Bankası’ndan sorularak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği—
İİK. 169/VI uyarınca borçlunun itirazının kabulü halinde, borçlu lehine alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilebilmesi için «alacaklının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu»nun kanıtlanması gerekeceği—
Yargıtayın ilgili dairesinin mahkeme kararını bozmasının maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılması halinde mahkemece bozmaya uyulmuş olmasının lehine bozulan taraf yararına «usuli kazanılmış hak» oluşturmayacağı—
«Takip konusu alacak» üzerinden değil, «tahrifat yapıldığı kabul edilerek, takibin iptal edilen kısmı» üzerinden -İİK. 169a/VI, c: 1 uyarınca; alacaklı sadece bu kısım için «kötüniyetli» ve «ağır kusurlu» sayılacağından- borçlu lehine -% 20- «tazminat»a hükmedilmesi gerekeceği—
«Takas def»inin icra mahkemesinde kabul edilebilmesi için, alacağın kesinleşmesi ve istenebilir hale gelmiş olması gerekeceği—
Lehdarın bonodaki imzanın borçlu şirket temsilcisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle, bonodaki imzaların borçluların eli ürünü olduğunu kontrol etmeden yetkili temsilci olduğunu araştırmadan, imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklının borçlular hakkında başlattığı takipte «ağır kusurlu» kabul edileceği ve borca itirazın kabulü halinde İİK. 169a/VI uyarınca alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekeceği—
İİK’nun 169a/VI. maddesinde geçen ... alacaklı genel mahkemede dava açarsa sözcükleriyle, alacaklının genel hükümlere göre mahkemede açacağı «alacak davası»nın kastedilmiş olduğu (bu nedenle; alacaklının açtığı «tasarrufun iptali davası»nın bu maddede öngörülen «dava» niteliğinde olmadığı)—
İİK. 169a/VI, c: 1 uyarınca borçlu lehine, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebilmesi için «borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle» icra mahkemesince kabul edilmiş olması -ve «icra takibinin durdurulmuş olması»- gerekeceği, «zamanaşımı def’i» bu fıkra kapsamına girmediğinden borçlunun zamanaşımı def’inin kabul edilerek takibin iptaline» karar verilen durumlarda ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemeyeceği—
Tahsil ettiği alacağı yeniden takibe koyan alacaklının «kötü niyetli» kabul edilerek -İİK. 169a/VI uyarınca- iptal edilen alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekeceği—