Borçlu tarafından «ödeme belgesi» olarak sunulan çekin, takip konusu borç sebebiyle verilmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, bu belgede takip dayanağı bonoya açıkça atıf yapılmış olmasının zorunlu olduğu (Ödeme belgesi olarak dayanılan çeklerin, takip konusu bono karşılığında verilmiş olduğunu ispat yükünün borçluya düştüğü)-
İİK. 169a/VII uyarınca menfi tespit davası açmış olan borçlunun açtığı bu dava aleyhine sonuçlanıp kesinleşmeden alacaklının icra mahkemesi tarafından -İİK’nun 169a/VI uyarınca- lehine hükmedilmiş olan inkar tazminatının takip konusu yapamayacağı—
Borçlunun «itfa» iddiasının -İİK. 169/a-I, c: 2 uyarınca- bu maddede öngörülen şekilde kanıtlanabileceği, bu itirazla ilgili olarak mahkemece tanık dinlenerek «itfa» iddiasının kabulüne karar verilemeyeceği—
«Ödeme itirazı»nın -İİK. 169/a-I, c: 2’de öngörüldüğü biçimde- «resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge» ile ispat edilebileceği—
Temsil yetkisi sınırlamalarının iş kolu veya miktar ayrımına göre yapılmış ise -TTK. 321/3 gereğince- ayrıca tescil ve ilan edilmiş olsa dahi iyi niyetli üçüncü kişiler açısından bir hüküm ifade etmeyeceği—
Borçlunun vesayet altına alındığını belirten sulh hukuk mahkemesi kararının dayandığı sağlık kurulu raporunda «geriye dönük olarak ve senedin tanzim tarihini içerecek şekilde» borçlunun ehliyetinin bulunup bulunmadığı icra mahkemesince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—
«Borca itiraz»ın incelendiği icra mahkemesindeki duruşmada tanık dinlenemeyeceği—
Alacaklı vekilinin «borçlunun sunduğu ibra belgesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia etmesi üzerine» çıkarılan isticvap davetiyesine karşı alacaklı asil mazeret bildirerek duruşmada hazır bulunmamış ancak daha sonraki tarihte yapılan duruşmada hazır bulunup vekilinin beyanını tekrar etmesi üzerine, mahkemece alacaklıya ait imzalar toplanıp, alacaklının da huzurda imzası alındıktan sonra, bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği—
