İİK. nun 99. maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan istihkak davalarında da “borçlu ile davalı üçüncü kişi arasındaki işlemlerin danışıklı ve dolayısıyla geçersiz olduğu”nun alacaklı tarafından ileri sürülebileceği, her türlü delille kanıtlanabileceği; bu iddianın incelenmesi için alacaklının İİK. nun 277 vd. maddeleri uyarınca bağımsız olarak tasarrufun iptali davası açmak zorunda olmadığı-
Borç kaynağı senetteki adresin haciz yapılan adres olması, borçlunun haciz mahallinde haciz sırasında hazır bulunması ve borçlu ile davacının baba-oğul olduklarının belirlenmesi halinde, mahkemece istihkak iddiası samimi bulunmayarak “davanın reddine” karar verilmesi gerekeceği-
“Borçlu” ile “3.kişi” arasında; ‘ortaklar’ , “çalışanlar’ ve ‘adres’ itibarı ile organik bağ bulunması (örneğin; borçlu şirket ile 3.kişi şirket ortaklarının bir kısmının veya tamamının veya temsilcisinin aynı kişilerden oluşması ya da borçlu şirket ile 3. kişi şirketin aynı yerde faaliyette bulunuyor olması halinde) 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Haciz adresinin borçlu şirkete ait iken alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile, danışıklı olarak davacı üçüncü kişi şirkete devredildiğinin anlaşılması halinde, danışıklı işyeri devri, alacaklının haklarını etkilemeyeceğinden, davacı üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
«Hayatın Olağan Akışına Aykırı İddialar»
“Gemi alacağı hakkı veren bir alacağın, gemiyi takip edeceği” , bu hakkın geminin sonraki maliklerine karşı da ileri sürülebileceği, sonraki malikin gemiyi iyi niyetle iktisabının, bu hakkın ileri sürülmesine engel olmayacağı, davacı malikin mülkiyet hakkının, gemi alacaklısı hakkından sonra gelmek şartıyla geminin satışı ve paylaştırma aşamasında dikkate alınmasının mümkün olacağı-
Haczin gerçekleştiği kiralık kasanın borçlu tarafından çok önceden kiralanıp, borcun doğumundan ve takipte sonra borçtan haberdar olan davacı eşine devredilmiş olması nedeniyle, devir işleminin geçersiz sayılacağı, kasada bulunan “kadına mahsus eşya niteliğinde bulunmayan mallar” (kasada bulunan gerek düğünde gerekse doğumdan sonra takılan takılar dışında) yönünden davacı üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-