Gerek haczi engellemek amacıyla -ihtirazi kayıtla- borçlunun dosya borcunu ödemiş olması ve gerekse -takip durmadığı için- haciz yoluyla paranın dosyaya girmiş olmasının; -açıkça tirazda vazgeçilmiş olmadıkça- borca itiraz nedenlerinin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği?
Limited şirketlerde ortaklar kurulunun kararı ile tayin edilen müdürün şirketi temsil ve ilzam etme yetkisi bulunduğundan, bu yetkinin ayrıca tescille, ilan edilmiş olmasının, bu kişinin işlemlerinin şirket yönünden bağlayıcılığını etkilemeyeceği—
Karşılığı bulunmayan çeke dayanılarak «keşide yeri»nde takipte bulunabileceği gibi, borçlunun «ikamet yeri»nde de takip yapılabileceği—
«Tebligat parçasındaki kaydın -örneğin; tebligat yapılan kişinin, muhatabın işçisi, aile fertlerinden birisi olup olmadığının- icra mahkemesince her türlü delil ile tespit edilebileceği—
Alacaklının, borçlu ile arasındaki sözleşmede öngörülen «akdi faizi»i, yaptığı kambiyo senetlerine mahsus takipte de isteyebileceği—
Borçlunun «...vade tarihli senetlerin yırtıldığı, bu nedenle ödendiği» iddiasının yargılamayı gerektirdiğini kabul eden icra mahkemesinin İİK. 169/a-II uyarınca «borçlu itirazının reddi»ne değil «takibin durdurulmasına» karar verilmesi gerekeceği—
Yabancı para alacağının takip tarihindeki rayice göre Türk lirasına çevrilerek -ve fiili ödeme tarihindeki Türk parası karşılığı istenmeksizin (BK. 83; şimdi; TBK. mad. 99, TTK. 623; şimdi; Yeni TTK. mad. 711)- takipte bulunulmuş olması halinde, vade tarihinden takip tarihine kadar «yabancı para faizi»nin (3095 s. Y. 4/a) ve takip tarihinden ödeme tarihine kadar da «avans faizi»nin hesaplanması gerekeceği—
Senetlerin «alacak miktarı»nda, «tanzim tarihi»nde tahrifat (değişiklik) yapıldığının ileri sürülmesi halinde, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan icra mahkemesinin kendi kanısına göre uyuşmazlığı çözemeyeceği, tahrifat iddiasının araştırılması özel ve teknik bilgiyi gerektireceğinden, bunun HUMK. 275 vd. (şimdi; HMK. 266 vd.) göre bilirkişi aracılığı ile incelenmesi gerekeceği—
Yabancı para alacağına dayalı takiplerde, borca itirazın kabul veya reddi halinde icra mahkemesince «yabancı para alacağı» olarak değil, «yabancı para takip tarihindeki Türk parası karşılığı üzerinden ve Türk parası olarak» alacaklı/borçlu yararına tazminata hükmedilmesi gerekeceği—
