«Yetki itirazını kabulü» halinde mahkemece «takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliğine, icra dosyasının yetkili .... icra dairesine gönderilmesine» şeklinde karar verilmesi gerekeceği («Takibin yetki yönünden iptaline», «yetki itirazı nedeniyle ödeme emrinin yetki yönünden iptaline», «mahkemenin yetkisizliğine...» şeklinde karar verilemeyeceği)—
«Borca itiraz etmiş olan borçlunun (vekilinin) duruşmaya katılmayıp sadece alacaklı vekilinin duruşmaya gelerek «davayı takip etmediğini» bildirmesi üzerine icra mahkemesince, İİK’nun 18/III. maddesinin değil, HUMK’nun 409. (şimdi; HMK.'nun 150.) maddesi uygulanarak, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekeceği—
Çekin verildiği tarihte çekte imzası bulunan kişilerin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarının borçlu tarafından kabul edilmiş olması halinde, çekin üzerindeki tarihe itibar edilerek mahkemece «imzalayanların yetkili olmadığı»ndan bahisle takibin iptaline karar verilemeyeceği—
Senetlerin «alacak miktarı»nda, «tanzim tarihi»nde tahrifat (değişiklik) yapıldığının ileri sürülmesi halinde, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan icra mahkemesinin kendi kanısına göre uyuşmazlığı çözemeyeceği, tahrifat iddiasının araştırılması özel ve teknik bilgiyi gerektireceğinden, bunun HUMK. 275 vd. (şimdi; HMK. 266 vd.) göre bilirkişi aracılığı ile incelenmesi gerekeceği—
Alacaklının takip konusu yabancı para alacağının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığını belirleyerek takibini Türk Lirası üzerinden başlatmış olması halinde, borçlunun ödediğini ileri sürdüğü ... ABD Dolarının takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının bulunup bu miktar üzerinden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekeceği—
Senedin «iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmenin teminatı olarak» düzenlendiği hususunun borçlu tarafından «yazılı belge ile» kanıtlanabileceği—
Borçlu tarafından «tebligatın usulsüzlüğü iddiası (şikayeti)» ile birlikte «borca itiraz»da bulunulmuş olması halinde öncelikle tebligatın usulsüzlüğü iddiasının incelenip, itirazın süresinde olduğunun tespiti halinde itirazın esasının incelenmesi gerekeceği—
Bonoda «müşterek ve müteselsil borçlu» durumunda bulunan kişilerin bono bedelini alacaklıya ödedikten sonra, bu borç tutarından ne miktarda birbirlerine rücu edebilecekleri konusu yargılamayı gerektireceğinden, dosya borcunun tamamını ödemiş olan borçlunun aldığı rücu belgesine dayanarak diğer borçlu(lar) hakkında ilamsız takipte bulunamayacağı—
İİK’nun 169/a maddesinin «icra hakiminin itiraz sebeplerinin araştırılması için iki tarafı en geç 15 gün (şimdi; 30 gün) içinde duruşmaya çağıracağı hükmünü içerdiği—
«Ödeme belgesi»nde takip konusu çeke atıf yapılmadığı (yani; takip konusu çeke mahsuben ödeme yapılmış olduğu belirtilmediği) taktirde, takip konusu çekteki alacağın ödenmiş sayılmayacağı, bu konuda ispat külfetinin borçluya ait olduğu—