Davanın dayanağı olan takibin ilamlı takip olduğunun, alacağın dayanağı olan mahkeme kararının da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğunun, davalı ...........'ın davalı borçlunun oğlu olduğunun, davalı ...........'ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlunun dava konusu dubleks meskendeki hissesini 31.08.2015 tarihinde kardeşi olan davalı ............'ye devrettiği, davalılar arasındaki tasarrufun bağışlama hükmüne olup iptale tabi bulunduğu- Dava konusu gayrımenkulün ise davalı borçlu tarafından 18.08.2015 tarihinde davalı .........'e devredildiği, davalı .........'in gayrımenkul satın alınması için konut kredisi çektiği, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark bulunmadığı, davalı ............'in davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun da davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davalı ........ yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalı ....... ile davacının hac arkadaşı olmasının, davalı ........ tarafından davalı borçlunun durumunun bilindiğinin kabulü için yeterli olmadığı-
Aciz halindeki borçlunun, mal kaçırma gayesi ile kooperatife devredilmesi gereken taşınmazı kooperatif ortağı olan diğer davalı .......'e devrettiği anlaşıldığından, davalılar arasındaki tasarrufun iptali gerekeceği-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu borcun, davacı ile davalı borçlu arasında imzalanan 22.08.2014 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olmasına, tasarrufun borçtan sonra yapılmış olduğunun anlaşılmasına, davalı (T)'nin davalı borçlunun annesi olarak, borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu ve davalılar arasında inançlı işlem yapıldığının da ispat edilememiş olmasına göre davalı (T) vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olduğu-
İvazlar arasında önemli oransızlık olmadığı gibi anılan davalılar arasında bir akrabalık olmadığı nüfus kayıtları ile sabit olduğundan her iki davalı yönünden borçlunun mali durumunu bildikleri veya bilmesi lazım gelen kişilerden oldukları davacı tarafından ispat edilememiş olduğundan mahkemece "davanın reddine" karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında dördüncü kişi yönünden davanın kabulü için, dördüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun ispatlanmış olması gerekeceği- Davalı borçlu, ecrimisil davası yargılaması sırasında, dava konusu taşınmazı bankadan kredi alabilmek için göstermelik olarak davalı ...............'na devrettiğini , dördüncü kişi ............'e borcu olduğu için dairelerden birini önce ona verdiğini, diğer davalının baskısı ile diğer bağımsız bölümü de sattığını belirttiğinden, bu halde, davalı dördüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği sabit olduğundan bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, borçlu hakkında ecrimisil ve men-i müdahale davası açmış olması nedeni ile borçlunun durumunu bilmediği, dolayısı ile kötü niyetli olmadığının kabulü ile anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalının murisinden kalan mal varlığını, bilirkişi raporuna göre, borca batık olmamasına karşın reddettiği, davacı varlık yönetiminin ise davalı hakkında başlattığı takibin sonuçsuz kalması nedeniyle geçici aciz belgesi mahiyetindeki haciz tutanağına dayanarak mirasın reddi işleminin iptalini talep ettiği, davacının talebinin yerinde olduğu, davacının alacak hakkına dayanarak mirasın reddinin iptali talep etmesinin tasarrufun iptali ile birlikte istenmesinin hukuka uygun olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, müteahhit veya yüklenicinin, sadece sözleşme kapsamında arsa sahibine devredilmesi gereken bağımsız bölümleri devretmekle borcundan kurtulmuş olmayacağı, müteahidin borcundan tümüyle kurtulabilmesi için arsa üzerinde inşa edilen yapıya ait tüm bağımsız bölümleri mimari projeye uygun bitirip arsa sahibine teslim etmesi gerekeceği- Davalı borçlu firma tarafından KKİS kapsamında devir alınan taşınmaz üzerinde henüz bir inşaatın başlamadığı, bu kapsamda KKİS'nin özelliği gereğince davalı borçlu şirketin kendi üzerindeki inşaatı yapma edimini yerine getirmediği dolayısı ile taşınmazın mülkiyetinin henüz davalı borçlu firmaya geçmediği, dolayısıyla davalı borçlu tarafından taşınmaz üzerinde tasarruf etme imkanının bulunmadığı anlaşıldığından davalı borçlu firma tarafından yapılan tasarrufun da gerçek bir devir olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalının borçlunun yakın arkadaşı olduğu, mali durumunu bildiği, diğer davalının davalının işçisi olduğu, kısa süreli el değiştirdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davaya konu iki taşınmazın havalimanı yapım çalışmaları sebebiyle kamulaştırıldığı, devlet hazinesine dahil olduğu, açılmadan evvel 2 taşınmaz bakımından konusuz kaldığı anlaşıldığından bu parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer parsellerle ilgili olarak davalıların kayınpeder -damat oldukları üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma amacını bildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davalıların haksız olmaları nedeni ile lehe vekalet, açık istinaf olmaması nedeni ile maktu vekalet ücreti taleplerinin yerinde olmadığı-