"Borçlunun muvazaalı olarak eşinden boşanarak boşanma sırasında imzalanan protokol ile davalı eşine ait taşınmazlardaki 1/2 oranındaki katkı payı alacağı ve değer artışı payı alacaklarından feragat ettiği, amacın alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik olduğu" belirtilerek tasarrufun iptali davası açılabileceği- Somut olayda, davalılar "dava konusu taşınmazın davalının kişisel malı olduğunu, zira bedelinin dava dışı eniştesi tarafından kendisine karşılıksız olarak gönderilen parayla satın aldığını", davacı ise "bu bedelin ivazlı olarak verildiğini" iddia etmekte olup söz konusu paranın davalı üçüncü kişiye karşılıksız olarak verilmesi halinde taşınmaz üçüncü kişinin kişisel malı sayılacağından borçlunun bir hak talebi söz konusu olmayacağı; aksi halde edinilmiş mal olarak kabul edilip, borçlunun talep hakkı varlığının ortaya konulacağı-
Davalıların 5.300.346,15 TL gibi yüksek meblağa ulaşan temlik alacağı için aralarındaki hukuki ilişkiyi açıklayamadığı, davalılardan temlik alacaklısı olan ............'in 5.300.346,15 TL'lik alacağının nereden kaynaklandığına ilişkin belgeleri sunmadığı, 5.300.346,15 TL'nin nakden ödendiğine ilişkin varsa banka dekontu vb. belgenin sunulması gerektiği, davalı ............'un ........ Ltd. Şti. nin ortağı olduğunun, diğer davalı temlik alacaklısının büyük otellerin hakim hissedarı olduğunun davalı ............. vekilince belirtildiği nazara alındığında, temliğe dayalı alacağın şirket veya davalıların defter belge ve kayıtlarında yer alması gerektiği, davalıların bu hususları ortaya koyamadığı, davalıların para transferine ilişkin her hangi bir delil sunmadıkları, davalıların temliknameye esas hukuki ilişkiyi açıklayıp ispat etmedikleri gibi söz konusu tutarda bir paranın elden transferinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine ekonomik olarak sıkıntıda bulunan davalı ...........'un 5.300.346,15 TL gibi bir tutarı temlik etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kapsamda davalıların davacının alacağına ulaşmasını engellemek için birlikte hareket ettikleri ve dava konusu temliknamenin muvazaalı olduğu, davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi bulunmadığı, gerçek bir alacak-borç ilişkisini davalıların ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılabileceği ayrıca; kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabileceği davalı borçlu (S) tarafından 1/4 hissenin devredilmiş olmasına ve davanın konusunun (S)'ye ait 1/4 hisse olmasına göre, Mahkemece davalılara devredilen 1/4 hisse oranında tasarrufların iptaline karar verilmesi gerekirken tam hisse üzerinden iptale karar verilmesi doğru olmadığı-
Davalılar arasındaki dava konusu temlik işleminin davalı üçüncü kişi şirketin davalı borçlu müflis şirketle olan uzun yıllara dayalı ticari ilişkisi kapsamında sipariş avansı olarak ödediği alacağa ilişkin olduğu, bu hususun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından; diğer yandan incelenen sicil ve nüfus kayıtlarına göre de davalı şirketlerin aynı yerde faaliyet gösterdikleri ve ortak ya da temsilcilerinin akraba oldukları hususunda bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı 4. kişi .............'nin kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispatlanamadığından, davalı ................. mirasçıları olan dahili davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalı 3. kişi hakkındaki davanın, tasarruf tarihi itibariyle tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişice saptanan tasarrufa konu hissenin rayiç değeri arasında mislini aşan farkın bulunması ve davalı tarafından taşınmazın 85.000,00-TL bedelle satın alındığının savunulması karşısında, davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasındaki tasarrufun İİK'nun 278/3-2 maddesi kapsamında iptale tabi olduğu; ancak, davalı 3. kişi O. Ç.oğlu'nun tasarrufa konu hissesini, davalı 4. kişiye satmış olması nedeniyle, İİK'nun 283/2 maddesi gereğince, davalı .......... hakkındaki davanın bedele dönüştürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu "arsa" niteliğindeki taşınmazdaki (1335/4032) hissenin, davalı borçlu tarafından, davalı 3. kişi ............'e, 01.03.2013 tarih ve ............... yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile İİK'nun 283/1 maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazdaki tasarrufa konu (1335/4032) hisse üzerinde, ............ İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği- Dava konusu; "zeytinli ağaçlı tarla" niteliğindeki taşınmazdaki (121492/900353) hissenin, davalı borçlu tarafından, davalı 3. kişiye, 20.12.2013 tarih ve ............ yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile dava konusu taşınmazın, davalı 3. kişi tarafından, 13.01.2014 tarih ve ............... yevmiye sayılı resmi senet ile davalı ................'ye satıldığı ve dava, İİK'nın 283/2 maddesi uyarınca tazmine dönüştüğünden, .............. İcra Müdürlüğü'nün ............. Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla, 485.396,98 TL alacağın (............... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, ............. Esas, ............ Karar sayılı dosyasında, takibe konu alacağı temlik alan şirketin, takibe konu yaptığı .............. İcra Müdürlüğünün ................ Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı da gözetilmek suretiyle, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere), davalı 3. kişi ..............'ndan tahsili ile, davacı bankaya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Dava dışı ............. isimli şahsın gerek davalı-asıl borçlu şirketin gerekse davalı-3. kişi şirketin kurucu ortaklarından olduğu, bu nedenle tarafların birbirlerini tasarruf tarihi öncesinden tanıdıkları, İİK'nun 280/1. maddesine göre de, asıl borçlu ile davalı-3. kişinin, borçlunun mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden oldukları, satış bedelleri ile rayiç değer arasında mislini aşan fark bulunmasa bile, davalı şirketlerin ortağı aynı olduğundan ortada gerçek bir satıştan söz edilemeyeceği, davalı taraflarca aksi durumun varlığını ispata yarar delil de sunulmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince, davalılar arasındaki tasarrufun, 280/1 maddeleri kapsamında iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, araçların elden çıkarıldığı tarihteki değeri üzerinden, takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı 3. kişiden satış bedelinin alınarak davacıya verilmesi şeklinde karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmazların davalılar ....... ve ........ tarafından diğer davalı .............'den komisyoncu aracılığı ile ve bedeli ödenmek suretiyle 2.400.000,00. TL bedelle satın alındığı, ................ Tüketici Mahkemesi'nin ........... esas sayılı dosyası kapsamında komisyoncu ile davalı .......... arasında komisyon ücreti alacağına yönelik dava bulunduğu, davalılar ...... ve ............'nın dava konusu taşınmazı alabilmek için adlarına ayrı ayrı 1/2 oranında kayıtlı olan Büyükçekmece'deki taşınmazlarını sattıkları, ancak bu taşınmaz hemen satılmadığı için davalı ...........'nın kardeşinin ............... Yeşilköy şubesindeki hesabından satış bedeli olarak 26.10.2015 tarihinde 830.000,00 USD ödendiği, bu meblağın TL karşılığının 2.403.763,00 TL olduğu, tapuda 27/10/2015 tarihinde yapılan dava konusu villanın satış bedelinin de 2.400.000,00 TL olduğu, davalılara ait Büyükçekmece'deki taşınmazın 10.12.2015 tarihinde satılması üzerine davalının kardeşine 15.12.2015 tarihinde 520.000,00 USD gönderildiği, taşınmazın yapılan keşif sonucu tespit edilen bedeli ile davalılar ......... ve .............. tarafından alınan satış bedeli arasında mislini aşan fark bulunmadığı, davalılar ........ ve ..............'nın diğer davalı borçlunun mali durumunu bilebilecek bir konumda bulunmadıkları, tasarrufun iptali için gereken koşulların bulunmadığı-
Dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi E. F. oğlu ile davalı borçlu N. Y arasında ticari ilişki bulunup, taşınmazın alacağa karşılık alındığı beyan edildiğinden, İİK'nun 280/1.maddesi gereğince davalı E.'in davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre " davanın kabulüne" ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu-
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılması gerekeceği-
Davalının inşaat halinde aldığı daire nedeniyle borçlunun mali durumunu araştırma yükümlülüğü bulunmadığı taşınmazların davacının alacağının doğumundan önce inşaat halinde iken satıldığı davalılar (S) ve (Y)'nin davalı borçlunun mali durumunu bildiği ve borçlu ile birlikte muvazaalı iş yaptıkları hususunun sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
