Mahkemece ................ İcra Müdürlüğü'nün ................ ve ................... esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak alacağını tahsil için davacı tarafa tasarrufu iptal edilen iş makinesi üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine karar verilmişse de, ................. İcra Müdürlüğü'nün ..................... E sayılı icra dosyası incelendiğinde, dosya borçlusunun davanın borçlusu olmadığı, dava dışı .......... Mühendislik şirketi olduğunun anlaşılmış olmasına göre bu icra dosyasından cebri icra yetkisi verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesinin yargılamanın tekrarını gerektirmediği-
Davalı (D)'nin taşınmazı (S)'den satın aldığı 01.12.2009 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değeri 170.000,00 TL belirlenmiş olup, satış senedinde 35.000,00 TL satış bedeli gösterilmiş ise de (D) tarafından sunulan banka dekontlarına göre (E) isimli kişiye dava konusu taşınmazın satış bedeline ilişkin olduğu açıklamaları yazılmak suretiyle toplam 185.000,00 TL gönderilmiş olduğu, davalı (D)'nin borçlu şirket yetkilisini ve kızını tanımadığı, taşınmazın anahtarı kendisine bırakılan site yöneticisi vasıtasıyla emlakı görüp beğendikleri, satın aldıktan sonra tadilat da yaptırdığı, buna göre davalı (D)'nin iyi niyetli 3. Kişi olduğu, ancak muris (B)'nin vergi dairesine borçlu olduğu halde kızı (S)'ye yaptığı taşınmaz mal satışının muvazaalı olduğundan iptal edilmesi gerektiği, (D) ile (S)'nin arasında akrabalık ve iş ilişkisi bulunmadığı gibi alım bedelini banka vasıtası ile ödediği ve iyi niyetli alıcı durumunda olduğu gerekçesiyle davalı (D) aleyhine açılan davanın reddine, davacı vekilinin davalı-3. kişi (S) aleyhine açtığı davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davalı asıl borçlu ........... ile davalı .............'in kardeş oldukları, dahili davalı ...........'ın ise davalıların kuzeni olduğu, taşınmazın önce asıl borçlu tarafından 27.05.2016 tarihinde ipotek yüklü olarak 103.000,00 TL bedelle ...........'a satıldığı, onun tarafından ise kısa bir süre sonra 11.07.2016 tarihinde yine ipotekle yüklü olarak aynı bedelle ( 103.000,00 TL) davalıya satış yolu ile devredildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı asıl borçlu ...........'ın alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiği, davalıların aralarındaki akrabalık ilişkisi dikkate alındığında zarar verme kastını ve davalı asıl borçlunun maddi durumunu bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Gerçek bir alacağı bulunan alacaklıya borçlunun bir başkasından olan para alacağını temlik etmesinin ticari örfe dayalı geçerli bir ödeme aracı olduğu, burada önemli olanın temlik alanın, bu temliki gerektirir nitelikte ve boyutta borçludan alacağının olduğunun sabit olması olduğunu- Bozma ilamından sonra bilirkişi incelemesi yaptırıp yaptırmadığının sorularak yaptırılmış olması durumunda bu bilirkişi raporunun dosya kapsamına alınarak, davalı üçüncü kişi şirketin inşaatın ne kadarını yaptığının tespiti ile oluşacak sonuca göre, davalı üçüncü kişi şirketin inşaatı yaptığı kadar kısım yönünden alacağın temliki tasarrufu yönünden davanın reddine, ancak yaptığı kısımdan fazla alacağın temliki yapılmış olması durumunda bu kısım yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davalı şirketin, borçlu diğer davalı şirketten toplam alacağı ile kendisine yapılan temliki tasarruf arasında misli fark bulunmadığı, davalı şirketin alacağının gerçek alacak olduğu, davacının alacağından önce doğduğu, borçlunun para alacağını temlik etmesinin ticari örfe göre geçerli bir ödeme aracı olduğu, borçlunun alacaklılarına ızrar kastının bulunduğu ve davalı şirketin de bu hususu bildiği iddiasının kanıtlanamadığı anlaşıldığından tasarrufun iptali şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini-
Davalıların kuzen olmasına göre davalı .........'ın borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilen kişi olduğu-
Borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğu, dava konusu edilen tasarruf işleminin davalı şirket tarafından davalı üçüncü kişiye yapılan taşınmaz devri işleminden kaynaklı olduğu, davalı borçlu gerçek kişi tarafından yapılmış bir tasarruf işlemi bulunmadığı, davalı borçlu gerçek kişinin tasarrufun tarafı olmadığı, tasarrufu yapan davalı şirketin davacıya borçlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle tasarrufun iptali davasının reddi gerektiği-
Haciz mahallinde borçlulara ait belgelerin bulunması ve borçluların üçüncü kişi şirketlerin ortağı olduğunun ticaret sicil kayıtlarıyla sabit olması karşısında İİK m. 97/a uyarınca mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu somut olayda; tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gözetilerek borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlemler yapıldığı ve karinenin aksinin ispatlanamadığı anlaşıldığından, davacı üçüncü kişilerin istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Taşınmaz üzerindeki ipotek bedeli bu şekilde dikkate alındığında fahiş bedel farkının olmadığı- Dördüncü kişi konumundaki davalı yönünden ivazlar arasındaki fahiş fark yeterli olmayıp kötü niyetinin ispatlanmış olması gerektiği, bu davalı yönünden İİK. m. 280/3 hükmünün de uygulama yeri olmadığı- Davalıların davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından somut deliller ile de ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiği-
Tasarrufların iptali bunun mümkün olmaması halinde TBK. m. 19 gereği devir işlemlerinin muvazaalı olduğunun tespiti istemi- Borçlunun kardeşine yaptığı taşınmaz hisse devrinin iptale tabi olduğu- Diğer taşınmaz devri yönünden davalı üçüncü kişi ile davacının hac arkadaşı olmasının, davalı üçüncü kişi tarafından davalı borçlunun durumunun bilindiğinin kabulü için yeterli olmadığı-
İvazlar arasında oransızlık olduğu davalılar arasında karı-koca ilişkisi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davanın dayanağı olan icra dosyasının ................ E olmasına rağmen davacının sehven ............... E olarak bildirmiş olduğu, iş bu hatanın maddi hatadan kaynaklı olduğunun ve davacının yargılama sırasında da bu durumun düzeltilmesini talep etmiş olduğunun anlaşılmış olduğu, açıklanan sebeplerle tashih kararı ile icra doysa numarasının düzeltilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı-