Dava konusu taşınmazın dört gün içinde iki kez el değiştirmesi gibi olgular göz önünde bulundurularak Silivri şartlarında davalı U.'nun borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığının yani 24.09.2007 tarihli tasarrufun İİK'nun 280/1 madde kapsamında iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekeceği-
Davalı ........... ile davalı ............. arasındaki akrabalık ilişkisi, ............ ile davalı ......... arasında tanışıklık olup davalının mali durumunu bilebilecek durumda oldukları, ............ tarafından taşınmaz tapuda devralınmış ise de halen davalı .............'nun eşinin kiracı olarak taşınmazı kullandığı, davalı .............'ın ............... tarihli kabul beyanını içerir dilekçesi, bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihindeki taşınmazın değeri ile satış değeri arasında misli fark bulunduğu, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 278 inci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Dava konusu taşınmazın davalı ............... tarafından davalı ..............'a, davalı ............... tarafından diğer davalı ................'e devrine ilişkin tasarrufların İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca, davacının ................ İcra Müdürlüğü'nün ............ sayılı , Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3420 sayılı, Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9645 sayılı, Kayseri 7.İ cra Müdürlüğü'nün 2018/8351 sayılı takip dosyalarındaki alacağını karşılayacak miktar ve oranda iptali ile davacı yana taşınmaz üzerinde alacağını tahsil amacı ile cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufları gerçekleştiren davalıların bir kısmının beyaz eşya işi ile uğraştıkları ve birbirlerini tanıdıkları, bu yönü ile davalı ............'ın içinde bulunduğu durumu ve taşınmazları devir sebebini bilebilecek durumda oldukları, icra dosyasının asıl borçlusu ............ ile davalı ..................'ın Afyonkarahisar ili Çay ilçesi nüfusuna kayıtlı oldukları, soy isimlerinin aynı olduğu ve tanık beyanına göre yakınlıklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu Afyonkarahisar İli, Çay İlçesi, Aşağı Mahalle'de bulunan, ......... ada ............ parsel sayılı taşınmazın ...... ve ........... nolu bağımsız bölümleri ile ilgili olarak davalılar arasında yapılan tasarrufların, davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere İcra İflas Kanunu'nun 277 ve 278 inci maddeleri uyarınca iptaline, davacı tarafa, .............. İcra Müdürlüğü'nün ................ sayılı takip dosyasında dava konusu taşınmazlar yönünden davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği-
Müşterek konutun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla borçlunun anlaşmalı boşandığı diğer davalı eşe bırakıldığı iddiasıyla açılan tasarrufun iptali davası- Dava konusu edilen 1/2 hissenin edinilmesinde, davalı borçlunun herhangi bir katkısının bulunmadığı, taşınmazın tamamen davalı üçüncü kişi tarafından satın alındığı ve ödemelerinin bu davalı tarafından yapıldığı; ayrıca, boşanma protokolünde davalı borçluya iki adet aracın bırakıldığı, dolayısıyla, olayda tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için, İİK m. 277. vd.nda aranılan koşulların oluşmadığı-
Davalı Y'nin davalı borçlu ile akraba olmadığı, zeminde bitişik tarlayı tek arazi gibi tarım amaçlı kullandığı, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğunun ispatlanamadığı, davalı S'nin daha önce maliki olduğu bağımsız bölümü, factoring sözleşmesinin düzenlendiği tarihten önce borçlu M'ye sattığı, tarafların akraba olmadıkları, satış işleminin muvazaalı veya mal kaçırma amaçlı olduğunun ispatlanamadığından bu davalılar bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği - Davalı M'ye yapılan devrin ise, mutad ödeme karşılığı olmadığı, davalı borçlu ile kardeş olmasına göre borçluluk durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle muvazaalı devrin iptaline karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalı ve borçlunun dayısı, borçlunun kardeşi; davalı borçlunun eşi, borçlunun babası; davalı borçlunun oğlu, borçlunun kardeşi olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı 3. kişilerin İİK 280/1 hükmü gereğince davalı borçluların durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmış olmasına göre "davanın kabulüne" ilişkin karardan isabetsizlik bulunmadığı-
Mahkemece, dava konusu taşınmazın C Blok, 72 nolu bağımsız bölümün 02.07.2010 tarihinde davalı borçlu tarafından davalıya satıldığı- tasarruf tarihinde taşınmazın gerçek değerinin 140.000,00 TL olarak takdir ve tespit edildiği, ancak taşınmazın tapuda gösterilen satış bedelinin 90.000,00 TL olduğu, ayrıca alıcı tarafından 250.000,00 TL tutarındaki ipoteğin kabul edilmek suretiyle satış yapıldığı- İpotek bedelinin ödenmiş olduğu kabul edildiğinde, taşınmazı satın alan davacının tasarruf tarihindeki rayiç bedelden çok daha fazla bir bedel ile taşınmazı edinmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, bu tasarrufun muvazaaalı olarak yapıldığının kabulüne karar verildiği fakat varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı- 960 parsel C Blok 72 nolu bağımsız bölümün 02.07.2010 tarihinde tapuda 140.000,00 TL na satıldığı- Bilirkişi taşınmazın değerini 90.000,00 TL olarak belirlendiği- Taşınmaz üzerindeki ipoteğin ödenerek satıştan çok önce 01.05.2010 tarihinde borçlu tarafından kaldırıldığı ilgili bankadan gelen yazı ile sabit olduğu- Bu halde ivazlar arasında önemli bir farkın olduğundan söz edilemeyeceği- Davalı üçüncü kişinin borçlunun yakını yada borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun da davacı tarafından ispatlanmadığı ve bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği- Dava konularından E.ler 4602 parseldeki taşınmaz 01.06.2010 tarihinde borçlu tarafından davalıya devredilmiştir. Taşınmazın tapudaki satış bedeli 145.000,00 TL olup bilirkişi satış tarihindeki değerinin 192.666,00 TL olarak belirlendiği- Bu hali ile ivazlar arasında önemli bir oransızlık bulunmadığı- Ancak davalı üçüncü kişi ile borçlu M. Tan'ın ortağı ve aynı zamanda borçlu olan C. İ. K. ile akraba olduğu- Bu halde davalının İİK'nın 280/1 maddesi kapsamında borçluların içinde bulundukları mali durumu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun kabulünün gerektiği-
Davacı alacaklının alacağın kaynağı ile ilgili bir açıklama yapmamış olduğu, alacağın gerçekliğini ispat yükü davacı üzerinde olduğu - Bu halde mahkemece, davacının alacağının dayanağının ne olduğu hususu açıklattırılarak, gerektiğinde borçlu şirketin ticari defterlerinde araştırma yapmak sureti ile tesbit yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Mahkemenin 05.07.2022 gün, ... sayılı ilamı ile; dava konusu gayrımenkulün kredi çekilerek satın alındığının anlaşılması, gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedeli dikkate alındığında misli aşan bedel farkının bulunduğunun ve davalıların birbirlerini tanıdığının da ispat edilememesi nedeniyle "Davanın reddine" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davalıların tasarruf öncesi karı koca olmaları, davalılardan (G)'nin borca batık olması ve icra takiplerinden hemen sonra davalı (N) ile anlaşmalı boşanarak davaya konu taşınmazı davalıya devretmesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı kanaati oluştuğundan dava konusu olayda tasarrufun borcun doğumundan sonraki tasarruf olması ve davalıların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla bu devri yaptıkları, yukarıda yer verilen açıklamalar ve Yargıtay ilamlarından anlaşılmakla davanın davalı (N) yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davalılar (G) ve (N) aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ivazlar arasında misli fark olmadığı ve İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 280/1 inci maddesi kapsamında üçüncü kişilerin borçlunun mali durumunu bildiğinin alacaklı tarafından ispatlanmadığı, emsal dosyalarda verilen red kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesi ile verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-