Dava konusu taşınmazın dört gün içinde iki kez el değiştirmesi gibi olgular göz önünde bulundurularak Silivri şartlarında davalı U.'nun borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığının yani 24.09.2007 tarihli tasarrufun İİK'nun 280/1 madde kapsamında iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekeceği-
Davalılar arasında süregelen bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğu, bu haliyle davalı (K)' nın diğer davalı (N)'nin ve bu davalının ortağı olduğu dava dışı (U)'nin ekonomik durumunu ve alacaklıyı ızrar kastını bildiğinin ve borçlunun ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabulünün gerekeceği- Kaldı ki aksi davalı tarafça ispat edilemediği gibi bizzat davalı (K) tarafından da bu hususların var olduğunun beyan edildiği görülmekle, bu haliyle, tasarrufun gerçek olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olduğundan, mahkemece verilen "davanın reddine" ilişkşin kararda bie isabetsizlik bulunmadığı-
Borçlu davalıların alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla maliki oldukları taşınmazdaki paylarını borcun doğumundan sonra temlike konu ettikleri, davalı borçluların sahibi oldukları şirket ile üçüncü kişi davalı (M)'nin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin aynı şirket bünyesinde faaliyet gösterdikleri, dolayısıyla İİK’nin 280/1. maddesi kapsamında üçüncü kişi davalının borçlu diğer davalıların alacaklıdan mal kaçırma kastını bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olduğu dikkate alınarak yazılı şekilde "davanın kabulüne" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Borçlunun eski eşi olan üçüncü kişinin davalı borçlunun amacını ve ekonomik durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu, İİK m. 280/1 kapsamında aralarındaki tasarrufun iptale tabi olduğu- Davanın açılmasından önce dava konusu taşınmazın davalı üçüncü kişi tarafından, tekrar borçluya devredilmiş olması durumunda davalı üçüncü kişi hakkındaki davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği- Daha düşük değerde olan takibe konu alacak toplam değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti alınması gerekirken, daha yüksek olan, taşınmazın tasarruf tarihindeki rayiç değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti alınmak suretiyle daha fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekeceği- Bu ön koşulların bulunması halinde ise ilgili kanun maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği- Dava konusu aracın 1/2 hissesinin dava dışı adına kayıtlı olduğu, iş bu davanın dayanağı olan davacı ile davalı arasındaki araç satım sözleşmesinden, dava dışı kişinin, hissedar olması sebebi ile haberinin olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dava konusu aracın satın alınması için dava dışı kişi tarafından davalı lehine kredi çekildiği, davalıların beyanlarından ve tanık anlatımlarından davalıların aynı durakta çalıştıkları, davacı adına, davacının yeğeni ve abisinin de aynı durakta çalışıyor olmasına göre davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu İİK 280/1 maddesi gereğince bildiği kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufları gerçekleştiren davalıların bir kısmının beyaz eşya işi ile uğraştıkları ve birbirlerini tanıdıkları, bu yönü ile davalı ............'ın içinde bulunduğu durumu ve taşınmazları devir sebebini bilebilecek durumda oldukları, icra dosyasının asıl borçlusu ............ ile davalı ..................'ın Afyonkarahisar ili Çay ilçesi nüfusuna kayıtlı oldukları, soy isimlerinin aynı olduğu ve tanık beyanına göre yakınlıklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu Afyonkarahisar İli, Çay İlçesi, Aşağı Mahalle'de bulunan, ......... ada ............ parsel sayılı taşınmazın ...... ve ........... nolu bağımsız bölümleri ile ilgili olarak davalılar arasında yapılan tasarrufların, davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere İcra İflas Kanunu'nun 277 ve 278 inci maddeleri uyarınca iptaline, davacı tarafa, .............. İcra Müdürlüğü'nün ................ sayılı takip dosyasında dava konusu taşınmazlar yönünden davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği-
Davalı ........... ile davalı ............. arasındaki akrabalık ilişkisi, ............ ile davalı ......... arasında tanışıklık olup davalının mali durumunu bilebilecek durumda oldukları, ............ tarafından taşınmaz tapuda devralınmış ise de halen davalı .............'nun eşinin kiracı olarak taşınmazı kullandığı, davalı .............'ın ............... tarihli kabul beyanını içerir dilekçesi, bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihindeki taşınmazın değeri ile satış değeri arasında misli fark bulunduğu, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 278 inci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Dava konusu taşınmazın davalı ............... tarafından davalı ..............'a, davalı ............... tarafından diğer davalı ................'e devrine ilişkin tasarrufların İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca, davacının ................ İcra Müdürlüğü'nün ............ sayılı , Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3420 sayılı, Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9645 sayılı, Kayseri 7.İ cra Müdürlüğü'nün 2018/8351 sayılı takip dosyalarındaki alacağını karşılayacak miktar ve oranda iptali ile davacı yana taşınmaz üzerinde alacağını tahsil amacı ile cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği-
Müşterek konutun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla borçlunun anlaşmalı boşandığı diğer davalı eşe bırakıldığı iddiasıyla açılan tasarrufun iptali davası- Dava konusu edilen 1/2 hissenin edinilmesinde, davalı borçlunun herhangi bir katkısının bulunmadığı, taşınmazın tamamen davalı üçüncü kişi tarafından satın alındığı ve ödemelerinin bu davalı tarafından yapıldığı; ayrıca, boşanma protokolünde davalı borçluya iki adet aracın bırakıldığı, dolayısıyla, olayda tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için, İİK m. 277. vd.nda aranılan koşulların oluşmadığı-
Davalıların tasarruf öncesi karı koca olmaları, davalılardan (G)'nin borca batık olması ve icra takiplerinden hemen sonra davalı (N) ile anlaşmalı boşanarak davaya konu taşınmazı davalıya devretmesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı kanaati oluştuğundan dava konusu olayda tasarrufun borcun doğumundan sonraki tasarruf olması ve davalıların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla bu devri yaptıkları, yukarıda yer verilen açıklamalar ve Yargıtay ilamlarından anlaşılmakla davanın davalı (N) yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davalılar (G) ve (N) aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ivazlar arasında misli fark olmadığı ve İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 280/1 inci maddesi kapsamında üçüncü kişilerin borçlunun mali durumunu bildiğinin alacaklı tarafından ispatlanmadığı, emsal dosyalarda verilen red kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesi ile verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davalı Y'nin davalı borçlu ile akraba olmadığı, zeminde bitişik tarlayı tek arazi gibi tarım amaçlı kullandığı, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğunun ispatlanamadığı, davalı S'nin daha önce maliki olduğu bağımsız bölümü, factoring sözleşmesinin düzenlendiği tarihten önce borçlu M'ye sattığı, tarafların akraba olmadıkları, satış işleminin muvazaalı veya mal kaçırma amaçlı olduğunun ispatlanamadığından bu davalılar bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği - Davalı M'ye yapılan devrin ise, mutad ödeme karşılığı olmadığı, davalı borçlu ile kardeş olmasına göre borçluluk durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle muvazaalı devrin iptaline karar verilmesinin isabetli olduğu-