Satılan taşınmazlar arasında ticari ve ekonomik bütünlük bulunup bulunmadığının tespiti- Tamamı tek bir borçluya ait olmayan taşınmazların ayrı ayrı mı tek bir ihalede birlikte mi satılacağı-
Şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %2'si oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %2'si olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nefaset ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Mahkemece nispi harç ve teminat yatırması gereken davacı/şikayetçi Maviyeçalan Gayrimenkul Emlak Danışmanlığı Ticaret Limited Şirketi vekiline Harçlar Kanununun 30. maddesine uygun şekilde "...Şikayetçiye ihale bedeli üzerinden alınan bakiye 167.179,60 TL. peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde davanın işlemden kaldırılacağının ihtarına ( ihtar edildi) " şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu' nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerektiği-
Şikayetçi/paydaş aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1’i olarak belirlenen para cezasının %5’i oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, % 5 oranında belirlenmesinin ölçülülük ilkesine uygun olacağı-
Borçluya çıkarılan satış ilanı tebligatının usulsüz olmasının ihalenin feshi sebebi olduğu-
Şikayetçinin noksan dava harcını Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen usule uygun şekilde verilen kesin süreye rağmen yatırmamasının yaptırımının dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması olduğu- Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca harçları tamamlaması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken duruşmada verilen iki haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olduğu- Kabule göre de; mahkemece davanın işlemden kaldırılması yerine şikayetin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Somut olayda, taşınmazların tarım alanı olduğu, merkezde bulunmadığı, fiilen köy vasfında olan yerde bulunduğu, mahalleye dönüştürmeye dair düzenlemenin bu gerçekliği değiştirmeyeceği, köyde ilan halinde talep ve talibin artabileceği ve gerçek değeri üzerinden satılabileceği, o yöredeki muhtemel alıcılara da satışın duyurulması yönünden köyde ilan gerekliliğini ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Elektronik satış uygulamasına geçilen mahallere ilişkin Adalet Bakanlığınca yayınlanan listeye göre ... ili ve ilçelerinde uygulamaya 01.06.2022 tarihinde geçildiği- Somut olayda satış kararının 14.12.2023 tarihinde alınarak 15.12.2023 tarihinde satış kararının ilan edildiği dikkate alındığında söz konusu madde uyarınca değişikliklerin somut olayda uygulanmasının gerektiği- bu kapsamda mülga edilen İİK'nın 133. Maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, 12.02.2024 tarihli 1. satış tarihinde taşınmazın ihalesinin yapıldığı, ancak belirlenen 7 günlük sürede ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle icra müdürlüğünce ihale kararının kaldırılmasına karar verildiği, ancak 133. maddenin mülga olduğu ve dava tarihinden sonra ihale kararının kaldırıldığı dikkate alındığında ihalenin feshi talebinin konusunun kalmadığı-
Şikayetçinin 22 Nolu bağımsız bölümde haczi olup, şikayetçinin İİK’nın 134/5. fıkrasında belirtilen resmi sicilde kayıtlı ilgilerden olduğu anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi ve yine 1 Nolu ve (arka sağ) 22 Nolu bağımsız bölümler yönünden ihalenin feshi talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesince, İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134/5. maddesi gereğince şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın para cezasına hasren ve re'sen bozulması gerektiği-