İpotek borçlusunun, şikayet dilekçesinde yurt içinde kayıtlı bir adres bildirmemiş olması, işbu şikayetini de, yurt içindeki adrese yapılan kıymet takdir raporu ve ilan tebligatlarının, yurt dışında yaşaması nedeniyle usulsüz olduğuna dayandırması, bizzat kendisine yapılan ödeme emri tebligatında yazılı adresi de benimsememesi, kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğ tarihleri ile iş bu şikayet tarihinde, nüfusta kayıtlı adresinin yurt dışı adresi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ödeme emri tebligatında ya da vekaletnamede yazılı olan yurt içi adreslere itibar edilemeyeceğinin kabulü gerekeceği-
Somut olayda, icra müdürlüğünce, 18.10.2023 tarihli satış kararında; ‘"... Satışa çıkarılacak mal ilanının, ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmak ve bir gazetede yayınlattırmak suretiyle yapılmasına, ..." şeklinde ilan yapılacağına karar verildiği ve satış ilanının belirtilen vasıtalarla ve elektronik ortamda ilan edildiği anlaşıldığı- İcra müdürlüğünce bir gazete satış ilanının yayınlanmasına karar verildiği halde bu kararın gereği yerine getirilmeden satışın yapılmasının doğru olmadığı- İhale tutanaklarının incelenmesinde bu eksikliğin borçlunun zararına olduğunun muhakkak olduğu- O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; şikâyetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddinin isabetsiz olduğu-
Ne var ki, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu- Öncelikle icra müdürlüğünce rapor düzenleyen bilirkişinin ihalenin feshinde yeniden bilirkişi olarak görevlendirilmesinin yerinde olmadığı- Öte yandan, yapılması gereken iş; ticari beton pompasının öncelikle esaslı vasıflarının tespit edilmesi, ardından ihalesi yapılan beton pompasındaki eksiklikler dikkate alınarak esaslı vasıflarındaki eksikliğin olup olmadığının tespit edilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
Organize Sanayi Bölgesi kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilmek suretiyle bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara satış yapılacağının düzenlendiği- Bu düzenlemeler ile ancak Organize Sanayi Bölgesinde iş yapacak kişilerin ihale katılımcısı olmalarını sağladığı- Dolayısıyla mahkemenin, ihale alıcısının Organize Sanayi Bölgesi kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine sahip olup olmadığının re'sen gözetmesi gerekeceği-
Şikayetçinin noksan dava harcını Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen usule uygun şekilde verilen kesin süreye rağmen yatırmamasının yaptırımının dosyanın HMK. nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması olduğu-
Elektronik satış uygulamasına geçilen mahallere ilişkin Adalet Bakanlığınca yayınlanan listeye göre tüm ülke genelinde uygulamaya 02.01.2023 tarihinde geçildiği, arttırma ilanının 31.05.2023 tarihli olduğu dikkate alındığında değişikliklerin somut olayda uygulanmasının gerektiği, bu kapsamda mülga edilen İİK'nın 133. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı- 18.07.2023 tarihli 1.satış gününde 154 Ada, 24 Parsel sayılı taşınmazın ihalesinin yapıldığı, ancak belirlenen sürede ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle icra müdürlüğünce alınan 31.07.2023 tarihli kararla ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle ihalenin iptali ile satış işlemlerinin devamına karar verildiği-
Şikayetçi  yargılamanın başından beri kendisini birden fazla vekille temsil ettirdiği sunulan vekaletnameden anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararının, vekaletnamede ismi geçen diğer vekillerden birine tebliğ edilmesi gerekeceği-
İhale tarihinden önce davacı borçlu tarafından ihalesi yapılan taşınmaza ilişkin meskeniyet şikayetinin yasal 7 günlük süre aşımından reddine ilişkin olduğundan, şikayetçi borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun satış işlemlerini durdurmayacağının açık olduğu-