İhale konusu taşınmazların maliki ipotek veren ............ hakkında verilmiş geçici mühlet ve kesin mühlet kararı bulunmasa da, takip, kredi borçlusu şirketin borçlarından dolayı ve söz konusu şirket lehine verilen ipoteğe dayalı olarak başlatılmış olup kredi borçlusu hakkında konkordato davası kapsamında verilen kesin mühlet kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekeceği, bu durumda, şikayete konu ihalelerin kredi borçlusu hakkındaki konkordato davasında verilen 09.06.2023 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet süresi içinde yapıldığı sabit olup ipotek konusu taşınmazların satışı gerçekleştirilemeyeceğinden ihalelerin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Takip alacaklısı şirketin münferiden temsil yetkilisi olan kişinin, aynı zamanda borçlu şirketin şikayetçi ile birlikte müştereken temsile yetkili ortağı olduğu, dolayısıyla borçlu şirketin ortakları ve aynı zamanda temsilcileri arasında husumet bulunduğu- İki yetkili arasında husumet bulunduğundan mahkemece, öncelikle şikayetçi ortağa şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazetini sağlaması için süre verilip, verilen süre içinde kayyımın icazeti sağlanmadığı takdirde ihalenin feshi şikayetinin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olduğu-
Meskeniyet şikayetine ilişkin istinaf başvurusu üzerine verilecek karar beklenmeden ihale yapılmasının, İİK'nın 363/4. maddesine aykırılık teşkil ettiği-
12. HD. 02.10.2025 T. E: 5728, K: 5855
Şikayetçi borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların, yeniden uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifeti ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, raporlar arasındaki taşınmaz değerinin farkının neden kaynaklandığı hususu da belirlenerek, taşınmazın satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle (icra dosyasındaki rapor tarihi) tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayet dilekçesinin incelenmesinde; şikayetçinin, davalı olarak 13/11/2023 tarihli ihale alıcısı olan ...............’i göstererek husumeti anılan ihale alıcısına yönelttiği, sair nedenlerle birlikte, 12/10/2023 tarihli ihalede, en yüksek peyi sürerek ihaleyi alan hissedar ...............’nın ihale bedelini yatırmadığını, bu suretle taşınmazın yeniden ihaleye çıkarılmasını ve sonraki ihalede kardeşi .............’in taşınmazı düşük bedelle almasını sağlayarak ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürdüğü görülmüş olup, dilekçe içeriğinden, istemin 13/11/2023 tarihli ihaleye ilişkin olduğu ve şikayetin 17/11/2023 havale tarihli dilekçe ile yasal 7 günlük süresi içerisinde yapıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetin 13/11/2023 tarihli ihaleye ilişkin olduğu ve yasal süre içerisinde yapıldığı dikkate alınarak anılan ihale yönünden, ileri sürülen fesih nedenlerinin esası incelenerek karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1’i olarak belirlenen para cezasının %5’i oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
12. HD. 29.09.2025 T. E: 6655, K: 5679