Şikayetçi borçlunun "satış karar tarihi itibariyle" vekille temsil edilmediği dikkate alındığında, satış ilanı tebligatının borçlu asile gönderilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı-
"Davacı hissedarın işte olduğuna" ilişkin araştırmanın komşusundan sorularak yapıldığı belirlenmişse de, (komşunun) bu beyanı yaptığının tevsiki için bu şahsın imzası alınmadığı gibi, imzadan imtina edip etmediğinin de tebligat evrakına yazılmadığı, matbu olarak "imzadan kaçınarak sözlü/imzalı beyanı" şeklinde bir ibarenin geçtiği, bu durumda tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve taşınmazın hissedarına yapılan satış ilanı tebliği usulsüz olduğundan ihalenin feshi gerektiği- "Tebligat memurunun Teb. K. m. 30'a uygun olarak komşunun beyanını aldığı, ve komşunun "muhatabın bu adreste oturduğu, o an işe gittiği" beyanının alındığı, imzadan kaçındığının da tebligat tutanağına tevsik edildiği anlaşıldığından,  satış ilanına ilişkin tebligatın usulüne uygun yapıldığı ve bu nedenle ihalenin feshi kararının isabetsiz olduğu" şeklindeki karşı oyun ise kabul edilmediği-
İİK'nun 133. maddesine göre yapılan ihalelerde, fesih isteminin reddi halinde para cezası öngörülmemiş olduğu- Bu hususta para cezasının uygulandığı aynı yasanın 134. maddesine yapılan bir atıfın da bulunmadığı-
İİK’nın 134. maddesinde "... talebin reddine karar verirse ihalenin feshine karar verilmesini talep edeni feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder." düzenlemesine yer verilmiş olduğu- Yasanın para cezasına ilişkin bu hükmünün emredici nitelikte olmakla beraber, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanması gerekeceği-
12. HD. 14.10.2024 T. E: 6320, K: 8487
12. HD. 14.10.2024 T. E: 5432, K: 8528
Doğal afet durumunda, ihalenin feshine konu taşınmaz için kıymet takdiri süresinin durması-
İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililerin, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilecekleri, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanların, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemeyecekleri-
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemesi gerekeceği- Para cezasının oranının, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re'sen değerlendirileceği- Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/ihale alıcısı/hissedar aleyhine ihale bedelinin %1'ü oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1'ü olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Toplu rehin sahibi; alacaklı tıpkı müteselsil borçlarda olduğu gibi her rehinli taşınmazın paraya çevrilme hasılatından alacağının tümünü alabileceği ve taşınmazların bir veya birkaçından alacak karşılanınca, toplu rehinin kapsamındaki diğer taşınmazlar üzerindeki rehin hakkının da maddesel olarak sona ereceği- Eş söyleyişle toplu rehin hak sahibine güvencenin rehinli taşınmazlar arasında bölünmesine kıyasla daha fazla güvence sağladığı- Toplu rehinin yalnız bir alacaklı yararına kurulabileceği ve rehinin türü de rehin kapsamındaki tüm taşınmazlar için aynı olması gerekeceği-