Mahkemece davacıya Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca harçları tamamlaması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken tensiben verilen bir haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar gözden kaçırılarak davacının istinaf talebinin esastan reddinin hatalı olduğu-
Mahkemece şikayetçi-3. kişiye Harçlar Kanununun 30. maddesine uygun şekilde "...Şikayetçiye ihale bedeli üzerinden alınan bakiye 79.060,30 TL peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde davanın işlemden kaldırılacağının ihtarına ( ihtar edildi)" şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi, harç tamamlanır ise teminata ilişkin işlem yapılması, harç yatırılmaz ise akabinde Harçlar Kanunu' nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerektiği-
Şikayetçinin tapudaki ilgili vasfı nedeniyle ihalenin feshi isteminde teminat ve nisbi harç yatırması zorunlu olmadığı- İİK m. 127'de, taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunacağı hükme bağlandığından, aile konutu şerhi alacaklısına tapudaki ilgili sıfatıyla satış ilanı tebliğinin zorunlu olduğu- Somut olayda, satış kararı tarihinden önce aile konutu şerhi konulduğundan şikayetçiye satış ilanı tebliği gerektiği ve şikayetçiye yapılmış satış ilanı bulunmadığından ihalenin feshi gerektiği-
Para cezasının oranının, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re'sen değerlendirileceği-
İİK m. 134 hükmündeki düzenlemenin gerekçesinin, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamakta olduğu- Mahkemece para cezasına hükmedilecekse, oranının, şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlenmesi gerekeceği-
Şikayete konu ihalesi yapılan geminin kıymet takdiri, icra mahkemesi yerine icra müdürlüğünce yapılmış olup, bu hali ile TTK’nın aradığı usul ve şekle uygun olarak bir kıymet takdirinin yapıldığından söz edilemeyeceği ve ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemelerinin şikayetin süreden reddi kararının İİK m. 365/1-son gereğince kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığı-" İcra mahkemesi kararlarına karşı konu itibariyle istinaf yolu kapalı olan kararların İİK m. 363 ile kanun içindeki muhtelif maddelerde açıkça belirtilmiş olduğu, bu kararlar dışındaki tüm kararların konusunun miktar veya değeri İİK m. 363'deki sınırı geçtiği takdirde istinaf yolu açık kararlar olduğu, İİK m. 364'de ise konu itibariyle bir sınırlama getirmeksizin Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri maddede belirtilen temyiz sınırını geçen kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğunun düzenlendiği, bu hükümler dışında istinaf veya temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin hüküm bulunmadığı, İİK m. 365/son'da geçen ‘kesin’ ibaresinin temyiz yolunun kapalı olması anlamında olmadığı, fıkranın değişiklikten önceki halinde olduğu gibi, kararın verilmek üzere dosyanın icra mahkemesine geri çevrilmeden doğrudan istinaf mahkemesince karara bağlanacağı şeklinde yorumlanması gerektiği, somut olayda temyiz incelenmesi istenilen karar ihalenin feshi isteminin yasal süre aşımından reddine ilişkin olup temyiz kabiliyeti bulunmakta olduğundan işin esasının incelenerek sonunca göre bir karar verilmesi gerektiği " şeklindeki karşo görüşe itibar edilmediği-
Bir taşınır veya taşınmazın cebri icra yolu ile satılabilmesinin ön şartının haczedilmiş olması gerektiği- İlk Derece Mahkemesince, haczedilmeyen üçüncü kişi paylarının da satılması nedeni ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile İİK’na eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanun’la değişik İİK’nun 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendi uyarınca; icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanması gerektiği-
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK' nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa' nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-