Somut olayda, borçlunun sair şikayetleri yanında satış ilanlarının kendilerine usulsüz tebliğ edildiği, satış ilanlarının belediyede ilan edilmediği, takibin kesinleşmesi beklenmeden ihale yapıldığı ve ihale sonucu oluşan bedelin alacağı karşılamasına rağmen satışa devam edildiğinden bahisle ihalenin feshini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereklerinin yerine getirmeyerek bu hususlar hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görüldüğünden, bozma ilamına uyan ilk derece mahkemesince, şikayetçi borçlu yönünden satış ilanlarının tebliğinin usule uygun olup olmadığı, satış ilanlarının belediyede ilan edilip edilmediği, takibin kesinleşmesi beklenmeden ihale yapılıp yapılmadığı, ihale sonucu oluşan bedelin alacağı karşılamasına rağmen satışa devam edip edilmediği hususları hakkında değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda; ihalenin feshi talebinin (şikayet hakkı) aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134/5. maddesi gereğince şikayetçi aleyhine ihale bedellerinin toplamının %10'una kadar para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
HMK’nın 322/2. maddesinde yer alan “paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır” düzenlemesi gereğince uygulanması gereken, İİK’nın 127. maddesi uyarınca, ilanın birer suretinin borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu sicilinde kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğinin zorunlu olduğu-
HMK m. 46ya dayalı tazminat istemi-
Somut olayda; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olduğu-
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkün olduğu- Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu alınarak şikayete konu taşınmazın satışa esas alınan muhammen değerinin gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda tespit yapılmış ise de; mahkemenin gerekçesinde de yerinde olacak şekilde belirlendiği üzere, şikayetçiye yapılan kıymet takdir raporu tebligatının usulüne uygun olduğu belirlendiğinden ve kıymet takdir raporunun tebliğ tarihi olan 10.02.2021 tarihinden itibaren İİK’nın 128/a maddesindeki yasal 7 günlük süre içerisinde şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdir raporuna itiraz edilmediğinden, satışa esas alınan muhammen değerin kesinleştiğinin kabulü gerekeceği-
İK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendi uyarınca; icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahküm edeceği- Yasanın bu hükmünün, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanması gerekeceği- Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınmyacağı-
Şikayetçinin teminatsız ihaleye katılma talebinin iflas müdürlüğünce reddi kararına karşı şikayet yoluna başvurulmamış olması, bu hususun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmesine ve ihalenin feshi sebebi olarak değerlendirilmesine engel olmadığı-
Somut olayda, Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun dosyasında taşınmazın şikayete konu 29.11.2022 tarihinde yapılan ihalede davalı M. B'ye 1.350.050,00 TL bedelle ihale edildiği, önceki tekliflerin sırasıyla 140.000,00 TL ve 135.000,00 TL olduğu görülmekle davalı ihale alıcısının sehven sunduğunu ifade ettiği teklif kendisinden önceki teklifin neredeyse 10 katı olup, sonrasında ihaleye teklif sunulmadığı, dolayısı ile ihalenin doğal şartlarında yapılmasının engellendiği açık olduğu- Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadı gereğince, orantısız pey sürme ihaleye açıkça fesat karıştırıldığı sonucu doğuracağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
