Davacı ile davalının, ihdas nedeni nakten şeklinde yazılı olan senedin mal karşılığı olduğunu belirterek karşılıklı olarak ihdas nedenini talil ettikleri, çift taraflı talil durumunda ispat yükü yer değiştirmeyeceği için davacının senedin bedelsiz olduğunu kanıtlamak zorunda olduğu, mahkemece davacının bu yöndeki delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
6102. sayılı T.T.K.'nun 792. maddesi gereğince davalı şirketin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından, bu davalı hakkındaki davanın reddi gerekeceği-
Borçlular tarafından dosya borcunun tamamının fer'ileri ile birlikte icra dosyasına ödenmesinden sonra açtıkları menfi tespit davası ile icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine dair verilen tedbir kararı nedeniyle, paranın icra veznesine yatırıldığı tarih ile bu tedbir kararı arasındaki dönem için alacaklının faiz istemesinde yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Dava konusu senet 30.09.2013 vade tarihli olup, davacının ödeme makbuzu olarak sunduğu belgenin ise 22.10.2013 tarihli olduğu, bu durumda senedin vadesinden sonra yapılmış olan ödemenin mevcut borca karşılık yapıldığının kabulü gerekeceği, şayet,alacaklı bu ödemenin bir başka alacağa mahsuben yapıldığını ileri sürmekte ise alacağın ispatının davalıya ait olacağı-
Davanın, menfi tespit talebine ilişkin olduğu, İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca, davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğu anlaşılırsa, davacı borçlunun talebi üzerine, borçlunun uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği, somut olayda davalının icra takip tarihinde haksız olduğu kabul edilse de kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden, davalı aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden hükmün bozulması gerekeceği-
İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için başlatılmış icra takibinin tedbiren durdurulması gerekeceği, somut olayda mahkemece verilen bir tedbir kararı bulunmadığı halde yazılı şekilde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Bono, bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olduğundan, ispat yükünün kural olarak senedin bedelsiz olduğunu ileri süren borçlu tarafa ait olduğu, talil ise; senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olup bu durumda ispat külfetinin alacaklıya geçeceği, somut olayda davalı, malen bedel kaydı bulunan bononun müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile davacı arasındaki buğday alışverişi nedeniyle düzenlendiğini bildirmiş olduğundan bu beyanın talil olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda ispat yükünün senedin teminat olduğunu ileri süren davacı-borçluda olacağı, davacının ileri sürdüğü iddialarını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerekeceği-
Dava konusu çekin keşidecisi dava dışı şirket olup lehdarı davacı, lehdardan ciro ile devir alanın davalı olduğu, kambiyo senetlerine ilişkin bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatlanması gerekeceği, kaldı ki davacının, borçlu dava dışı şirketten alacaklı konumunda olduğu, bu durumda davacının, önce davalıya borçlu olmadığını usulüne uygun delille kanıtlaması daha sonra hamilin çekin bedelsiz olduğunu bile bile kötüniyetle iktisap ettiğini ispat etmesi gerekeceği-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda dahili davalı şeklinde bir düzenlemenin mevcut olmadığı, dava açıldıktan sonra dahili dava dilekçesi ile davaya 3. kişilerin dahil edilmesi mümkün olmadığından, mahkemece dahili dava isteminin reddedilerek yargılamanın dava dilekçesinde belirtilen taraflar arasında sürdürülerek bir karar verilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan banka aleyhine haklarını ihlal edecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Bozma kararında ödeme belgeleri ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde mahkemece bozma kararına uyulmuş bozma gereklerinin yerine getirilmediği, mahkemece yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilerek ve ödeme belgeleri asılları üzerinde imza incelemesi yaptırmak suretiyle bozma kararında gösterilen hususlarda inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-