Çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin davada, çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve gerçek keşide tarihinin farklı olduğu bilirkişi raporuyla sabit olup ,çekin ibraz edildiği banka şubesinden çekin ibraz tarihi tespit ettirilerek şayet çek tahrifattan önceki keşide tarihine göre, süresinde ibraz edilmemişse yetkili hamil olan davalı bankaya söz konusu çekin ciro yoluyla intikali mümkün olmayıp ancak alacağın temliki hükümlerine göre çeke konu alacağın devri mümkün olduğundan, alacağın temliki yönünden araştırma yapılarak usulune uygun bir alacağın temliki yapılmadığının anlaşılması durumunda davanın bu nedenle reddi gerekeceği-
Davacı, 22.06.2016 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, vaki feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-
İİK'nın 72/5 .maddesinde, borçlu yararına tazminata hükmedilebilmesi için, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğinin belirtildiği, somut olayda borç icra takibinden sonra ödenmiş olduğundan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği-
Her ne kadar mahkemece dava konusu çeklerdeki keşideci imzasının benimsenen bilirkişi raporuna göre davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava dışı kişiye davacı tarafından gönderilen 30.06.2005 tarihli ...... yevmiye numaralı ....... Noterliği’nin ihtarnamesinde davaya konu ......... ve ........... seri nolu çeklerin akdi ilişki için verildiği ve imza inkarında bulunulmadığı anlaşıldığından, davacının imza inkârına ilişkin dava açmasının bu kabul karşısında mümkün olmadığı-
Menfi tespit davasında, ibra belgesinin davacı tarafından sahte olarak düzenlendiğine ilişkin davalı şikayeti üzerine açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği-
Dava konusu olan senedin kambiyo senedi vasfında olduğu, üzerinde tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine dair açıklamanın bulunmadığı, davalının lehtardan ciro yoluyla senedi aldığının anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca, davalınn senedi iktisabında kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığına göre bu davalı hakkındaki davanın reddi gerekeceği-
Kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı tarafından limit arttırımı işleminde imzasının olmadığı iddiasıyla ve araç kredisinde kredinin ödenmesi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin davada, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan karar verilemeyeceği-
Davacının, çek ile yaptığı ödeme karşılığında eksik teslimat yapıldığını belirterek ödediği miktarın iadesini istediği davada, ispat yükünün çeklerin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacıda olup, davalının teslim edilen mal miktarından düşük bedelde fatura kesmesinin malların eksik teslim edildiği anlamına gelmeyeceği-
Davalı vekille temsil edilmediği halde davalı yararına vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığı-
Ziraat Bankası aleyhine açılmış olan menfi tespit davasında anılan bankanın davalı olduğu durumda yargı harcından muaf olmayıp davalı bankadan harç alınmamasına dair verilen kararın doğru olmadığı-