Menfi tespit davasında, olumlu tespit hükmü kurulamayacağı- Kısmi menfi tespit davası açılamayacağından, "faizin fahiş olması" nedeniyle dava açan borçluya, dava değeri tam olarak açıklattırılıp harcının tamamlattırılması gerektiği
İcra hukuk mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği- İcra mahkemesinde yapılan bilirkişi incelemesinin, genel yetkili mahkemede kesin delil olarak kabul edilemeyeceğinden, bu bilirkişi raporuna dayanılarak, menfi tespit davasına bakan mahkemece karar verilemeyeceği- Mahkemece davacı tarafın bonolar üzerindeki imzaya itirazı üzerinde durulup bonolardaki imzasıyla ilgili olarak imza incelemesi yaptırılıp bilirkişi raporu alınması gerektiği-
Davada taraf olmayan 3. kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceği- Davada taraf sıfatı bulunmayan dava dışı 3. kişinin haklarının ihlal edilmiş olması halinde, temyiz hakkının bulunduğu- Davaya konu çekin ciro yolu ile hamili olan banka açılan menfi tespit davasında taraf olmadığından çekin iptaline yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacının "tek faturada BTV'nin (Belediye Tüketim Vergisi) faturaya dahil edildiğini, diğer faturalarda dahil edilmediği" iddiasının üzerinde durulması gerektiği-
Temlik edenin, temlikten sonraki alacaktan feragat beyanının, temlik edilen ve kendisi açısından tasarruf etme hakkı sona eren kısım bakımından geçerli  olmadığı- Davacıya HMK. mad. 125 uyarınca, alacağın temlik edilen kısmı yönünden davaya temlik eden mi, yoksa temlik alan aleyhine mi devam edileceği sorularak, taraf teşkilinin sağlanması gerektiği-
Dava, dava konusu bononun davalı hamil tarafından mahkemeye ibraz edilmemiş olması nedeniyle reddedilmiş olup, temyiz aşamasında mahkemesine ibraz edilmiş olduğu anlaşıldığından, bono aslı üzerinde davacının imza inkarı yönünden inceleme yapılmasını temin için yerel mahkeme kararının bozulması gerekeceği-
Davacı dava konusu çekin bedelinin keşideci tarafından haricen ödenmesi nedeniyle bankaya iade edildiğini, dava dışı keşidecinin çeki bankadan alarak keşide tarihini düzeltip paraf etmek suretiyle ve çek arkasını ciro ederek çekin davalıya geçtiği anlaşıldığından, davacının çekin kendisi tarafından iade edildiğini ispatla yükümlü olduğu, mahkemece, davacının çeki muhatap bankaya veya keşideciye iade edip etmediği hususunda bankaya yazı yazılarak sorulması, çekin iade edildikten sonra gerçeğe aykırı olarak keşide tarihinin düzeltilip düzeltilmediği ve önceki keşide tarihine göre ibraz süresinin geçip geçmediği (gerçek keşide tarihine göre) araştırılarak, süresinden sonra ibraz var ise çekin kambiyo senedi özelliğini yitireceği gözetilerek toplanacak deliller doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesine gönderilmek üzere görevsizlik kararı verebilmesi için aynı ilçede müstakil bir asliye ticaret mahkemesinin bulunması gerektiği-
İcra takibi sırasında haksız yere tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin davada, davacı iddiasında icra takibine konu borcun 5.500-TL bedelli çek ve davalıya kesilen iki adet iade faturasına konu malların iadesi nedeniyle ödendiğini belirtmiş olup, davacının davalıya kestiği iki adet iade faturasındaki malların bu kargo belgelerindeki mallar olup olmadığı, kargodaki malların teslim edilip edilmediği araştırılmadan salt kargo şirketinin yazısı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilemeyeceği-
Birleşen davada davacı lehine verilen cezai şarttan belirli oranda tenkisata karar verilmiş ise de bu miktarın davalıların ekonomik yönden mahvına sebebiyet verip vermeyeceği noktasında bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmış olup soyut kanaat ile indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-