Fatura altının faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanmasının, o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği ve bu durumda, alacaklının fatura bedelini tahsil etmediğini kanıtlaması gerektiği-
Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5’inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verileceği, bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilip, davacılara re'sen tebliğ edileceği ve tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerinde bırakılacağı düzenlemesini içerdiğinden, düzenleme gereğince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda çekin keşide tarihinden sonraki belge asılları incelenerek imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, oysa ki anılan rapor mukayese belgeler açısından yeterli incelemeyi içermediğinden, davacının çekin keşide tarihinden önceki dönemlerde yetkili merciler önünde attığı imza örneklerini içeren belgelerin asılları getirtilerek çekte davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınması gerekeceği-
Mahkemece her üç davalı olan lehtar, hamil ve temlik alan ile ilgili olarak esas hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken davalılar lehtar ve hamil hakkında davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
İİK mad. 72/6 uyarınca “Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, istirdat davası olarak devam edilir.” düzenlemesi karşısında, ödenen bu bedelden mahkemece kabul edilen kısım açısından anılan yasa hükmü istirdata karar verilmesi gerektiği-
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3. maddesi uyarınca davalı faktoring şirketi davacı keşideci şirket karşısında iyiniyetli 3. kişi durumunda olduğundan, bu davacının öncelikle çekten dolayı borçlu bulunmadığını ispatlaması, daha sonra ise davalı faktoring şirketinin çekin bedelsiz olduğunu bilerek ağır kusurlu olarak kötüniyetli iktisap ettiğini ispatlaması gerekeceği- Davacı adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığı oluşturan tüm şirketler tarafından birlikte dava açılması gerekirken adi ortaklık adına dava açılması usule aykırı olduğundan bu durumda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği-
Duruşmanın meşru bir nedenle yapılmaması halinde mutlaka taraflara yeni gün ve saat tebliğ edilerek duruşma günü belirlenmesi gerekirken tarafların yokluğunda dosyanın işlemden kaldırılması ve müteakiben davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kredi taahhütnamelerinde kendisine atfen atılı imzanın kendi eli ürünü olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açan davacının hacizdeki beyanında borcu kabul şeklinde bir ifadesi bulunmadığı, kesinleşen takip karşısında davacının haciz sırasındaki beyanı borç doğurucu nitelikte olmadığı-
HMK'da dava çeşitleri açıkça belirtilmiş olup; olumlu tespit şeklinde bir dava türü olmayıp bu şekilde dava açılamayacağından mahkemece bu husus re'sen gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, davalının davaya konu çeklerin dava dışı kooperatifi başkanlığından davacı tarafından alınan orman ürünlerine karşılık kendisi tarafından verilen teminat mektubunun bedeli karşılığında ödendiği, bu bedelin davacı tarafından ödenmesi gerektiği, bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının ve sunduğu ödeme makbuzlarının incelenerek gerektiğinde bankacılık konusunda bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek bilirkişi raporu alınarak söz konusu ödemelerin teminat mektubu karşılığı yapılıp yapılmadığı tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-