Feragat dilekçesi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiği-
Mahkemece, davalının ödediği anılan çek bedellerinden de davacının hissesi oranında sorumlu olduğu kabul edildiğine göre, davacının, davalıya sorumlu tutulduğu bu kalem yönünden gerçek borçlulara başvurma imkanının sağlanması gerekirken, davalı tarafından, hamile ödenen çeklerin ve bu çekler için alınmış teminat senedinin davacıya iadesi sağlanmadan ve davacının bu çek ve bono bedellerini sorumlusundan tahsilini ortadan kaldıracak şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı-
Mahkemece taraf iddia ve savunmaları araştırılıp, ceza dava dosyası değerlendirilip, davacıların tahrifat yönündeki iddiaları üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekeceği-
Davalı tarafından icra müdürlüğünün takip dosyasındaki takip talebinde davaya konu olan 2 adet çekin teminat çeki olduğu belirtilmiş olup, bu durumda söz konusu çeklerin davalı tarafından davacıya verecek malların teminatını oluşturduğu anlaşıldığından, mahkemenin çeklerin teminat olmadığı yönündeki kabulünün yerinde olmadığı, bu durumda mahkemece tarafların alacak borç durumu tespit edilerek dava tarihi itibarıyla dava konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin veya ne kadar miktarın teminat teşkil ettiğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Senetlerdeki imzaların borçluya ait olduğunu ispat külfetinin, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya ait olduğu-
Menfi tespit davasında, davacı hangi sebeple manevi zarara uğradığını kanıtlayamadığından, icra takibine uğradığından bahisle manevi tazminata hükmedilemeyeceği-
Davacı dava açarken yalnızca bir takip dosyasına ilişkin bedelle ilgili harç yatırdığı, dava konusu diğer iki takip dosyası ile ilgili herhangi bir harç yatırmadığı, Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca eksik harç tamamlanmaksızın yargılamaya devam olunamayacağı, mahkemece eksik yatırılan harcın tamamlanması için davacıya kesin mehil verilmesi, harç tamamlandıktan sonra yargılamaya devam olunarak karar verilmesi gerekeceği-
Davalının dava dışı Ş... Bankası A.Ş.'den temlik aldığı banka alacağının bir kısmı ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasında, takip alacaklısı bankanın takip tarihi itibariyle alacağı tespit edildikten sonra temlik tarihi itibariyle bir alacağı bulunup bulunmadığı saptanarak sonuca varılması gerektiği-
Dava tarihi itibarıyla uyuşmazlığa bakmak görevi tüketici mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılıp yargılama yapılması gerekirken, asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp karar verilmesinin doğru olmadığı-
Tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığından, bu halin HMK'nın 298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği-