Menfi tespit davasına konu bononun ihdas nedeni olarak "malen kaydı" bulunduğundan, malın teslim edilmediğinin ancak davacı keşideci tarafından yazılı delille ispat edilebileceği- Dava konusu bonoda davacı şirket bonoyu avalist olarak imzalamış olduğundan, TTK. mad. 702/2 uyarınca aval veren kişi borç şekle ait noksanlıktan başka sebeple batıl olsa da, borçtan sorumlu olacağı-
Mahkemece, iade-i muhakeme talep eden kişinin alacağının iflas yargılaması sonucu kesinleştiği ve masa tarafından bir kısmının kayıt ve kabul edildiği kalan kısmının ise kayıt kabul davası sonucu masaya kaydedildiği gözetilerek, iade-i muhakeme talep eden kişinin borçlu müflisten olan alacağının kesin hüküm sebebiyle kesinleştiği, bu nedenle borçlu müflisin menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
818 sayılı BK’nun 53. ve 6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi hükmü uyarınca ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece ceza mahkemesinde görülen bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı davalı hakkında açılan kamu davası dosyasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Dava ve icra takibine konu bononun incelenmesinde keşideci ve lehtarının aynı kişi olduğu, bu nedenle kambiyo senedi vasfında olmadığı gibi, bonodaki ilk cironun lehtar tarafından yapılması gerekmekte olup, bonoda lehtarın cirosu bulunmadığından, davalı yetkili hamil olmadığından, davacılar hakkında alacak isteminde bulunamayacağından, davanın bu nedenlerle kabulü gerekeceği-
Borçlu şirket tarafından açılan menfi tespit ve kötü niyet tazminatı davasında, davanın kabulü ile davacı borçlunun borçlu olmadığının tespitine ve icraya konu çekin bedelsiz kaldığının tespitine karar verildiği, bu davanın takipten sonra açıldığı ve bahsi geçen kararın, icra mahkemesinde yargılama devam ederken verildiği ve verilen söz konusu kararın, icra mahkemesi kararı tarihi itibariyle dahi kesinleşmediği, icra mahkemesince karar verilmeden önce, menfi tespit davasında verilen kararın, alacaklı banka lehine bozulduğu görüldüğünden, icra mahkemesine başvuru tarihi itibariyle verilmiş ve kesinleşmiş bir menfi tespit kararı olmadığından ve icra mahkemesinde yargılama devam ederken, menfi tespit davası sonucunda verilen ve daha sonra bozulan bir kararın esas alınamayacağından, takibin iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu-
6102 sayılı Yasa'nın 687. maddesi hükmü gereğince, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmadıkça, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği-
Davanın, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, mahkemece, davaya konu bononun teminat senedi olarak alındığı, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesine rağmen görevli mahkemenin iş mahkemesi olup olmadığı hususu re'sen tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddenin yollamasıyla 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince davalı faktoring şirketinin müşterisi olan dava dışı şirkete istinaden, faturaları ve çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, bu şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı hususlarında araştırma yapıldıktan sonra davacının ileri sürdüğü iddialarda değerlendirilerek sonucunda davalı faktoring şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çekin istirdadına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibinin kesinleşmesinden sonra, dosya borcunun tamamını, asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte karşılayacak teminat mektubunun icra dosyasına sunulduğu görüldüğünden, mahkemece, dosya borcunun tamamının yatırıldığı ve dolayısıyla hacizlerin aşkın hale geldiği dikkate alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davacı tarafından dava konusu çekler nedeniyle, tedbir istemine konu icra takiplerinin dava tarihinden önce açılmış olması karşısında, İİK'nun 72/3.fıkra 1.cümle gereği; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği-
