Bononun bedelsiz kaldığına yönelik borçlu vekilinin borca itirazının reddedilmiş olması halinde -İİK. 169a/VI, c: 1 uyarınca- talebi de bulunan alacaklı lehine % 40 tazminata hükmedilmesi gerekeceği—
Borcun esasına itirazda bulunmayıp «borcun muaccel olmadığı» iddiasında bulunan ve bu iddiasını kanıtlayan borçlu lehine -«alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu» kanıtlanmadıkça- inkar tazminatına hükmedilemeyeceği—
Keşideci borçlunun lehdar ve 2 cirantayı hasım göstererek açmış olduğu menfi tesbit davasında, lehdara karşı senet bedelinden borçlu olmadığına dair almış olduğu kararın, kötüniyeti tesbit edilemeyen takip alacaklısının keşideci hakkında takip yapmasını engellemeyeceği—
Borçlunun itirazı üzerine takip konusu kambiyo senedinin icra takibinden önce zamanaşımına uğramış olduğunun saptanması halinde, icra mahkemesince «-‘icranın geri bırakılmasına’ değil- takibin iptaline» karar verilmesi gerekeceği—
İcra takibine süresinde itiraz edilmesinden sora, gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi veya borcu ödemesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi veya takip şekline göre, icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi hallerinin, tazminat isteminin reddini gerektirmeyeceği-
Senedin alacak miktarını gösteren kısmında tahrifat yapıldığının anlaşılması halinde senedin tahrif edilmeden önceki şeklinin geçerli olacağı ve icra mahkemesince, «takibin tümünün» değil «sahtelik yapılan kısmının» iptaline karar verilmesi gerekeceği—
Borçlunun «itfa» iddiasının dayanağı olan belgenin adi nitelikte olması halinde -İİK. 169/a-III, c: 1 uyarınca- alacaklıya meşruhatlı davetiye gönderilerek «belge altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı yolunda» beyanda bulunmasının isteneceği, duruşmaya geldiği taktirde aynı kanunun 68a maddesi çerçevesinde inceleme yapılarak dayanak belgedeki imzanın alacaklıya ait olup olmadığının araştırılacağı, duruşmaya gelmediği taktirde ise «itiraz edilen kısım için icranın muvakkaten durdurulmasına» karar verilmesi gerekeceği—
Birden fazla borçlu hakkında, borçlulardan birinin ikâmetgahının bulunduğu yer olduğu belirtilerek burada icra takibi yapılır ancak burasının o borçlunun ikametgahı (o borçlu için genel yetkili yer) olmadığı saptanırsa, icra mahkemesince, takibe yetki yönünden itiraz etmiş olan borçlular yönünden «icra dosyasının tefrikine (ayrılmasına) ve yetkili yer olan .... icra dairesine gönderilmesine» karar verilmesi gerekeceği—
Senet bedelinin «yazı» ve «rakamla» farklı miktarda gösterilmiş olması halinde yazı ile olana itibar edilebilmesi için, rakamla belirtilen kısımda tahrifat yapılmamış olması gerekeceği—
