Şikayetçinin bonoya dayalı kambiyo takibinde gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği gerekçesi ile takibin durdurulması ve icra takibinin iptali istemi ile mahkemeye başvurduğu, istemin reddi üzerine ....... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, ancak şikayetçinin hacizlerin kaldırılması yönünde bir talebinin bulunmadığı, HMK 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekeceği-
Hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği-
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- İleriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilemeyeceği, "...dava konusu meskenin davacı tarafından davalıya geri vermeye hazır olduğunu bildirmesi koşuluyla ... TL'nin davalıdan tahsiline karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak biçimde şartlı hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Talepten fazlasına yönelik hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesinin mümkün bulunmadığı-
8. HD. 18.09.2018 T. E: 2016/8303, K: 15828-
Hakimin iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, talepten fazlaya karar veremeyeceği-
Açılan bir davada hakimin istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemeyeceği, öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kuralın sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanacağı-
Davacı tarafın talebi aşılarak, tazminatın talep edilenden daha yüksek miktarda olacak biçimde hüküm altına alınmasının doğru olmadığı-
HMK 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlı olduğu- Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışı olduğu- İİK.'nin 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekeceği- Ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılması gerekeceği- Mahkemece; aynen iadesine karar verilen ziynetlerin her birinin değerleri ayrı ayrı belirtilmemiştir. Karar bu hali ile açık ve infaza elverişli olmadığı- O halde, mahkemece; hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktarları yanında değerlerinin de hükümde ayrı ayrı gösterilerek ve davalının infaz sırasında seçimlik hakkının kullanılması (aynen iade veya bedeli tercih etmesi) bertaraf edilmeden taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK.'nin 297. maddesine aykırı hüküm tesisinin doğru görülmediği-
Mahkeme kararının gerekçesinde davanın kısmen kabulü yönünden hükmedilen sonuca nasıl varıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı, diğer bir anlatımla kararın gerekçesiz bırakıldığı, iddia ve savunmaların ayrı ayrı değerlendirilmediği, bu bakımdan; yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hüküm mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek gerekçeli bir karar bulunmaması nedeniyle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun görülmediği- Davacı tarafından, dava dilekçesinde 5.400 TL ürün zarar bedeli talep edilmiş ise de mahkemece 6.000 TL bedele hükmedildiği, bu haliyle talep aşılarak hüküm kurulduğu, talep aşılarak karar verilemeyeceği-