Islah yolu ile artırılmadığı halde, davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği kıdem tazminatı, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücretine ilişkin talepler aşılarak daha fazla miktarda alacağa hükmedilmesinin HMK’nın 26. maddesine aykırı olduğu-
Mahkemece, davacının dayandığı bu vakıalarda davacının talebiyle bağlı olduğuna göre; talep aşılmaksızın davacının 25 gün yıllık izin ücret alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken maddi vakıaya bağlı talep aşılarak 29 gün yıllık izin ücret alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu-
Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde takibin zamanaşımına uğradığı yönünde talebi bulunmadığı gibi İİK.nun 39. maddesi gereğince ilama dayalı takiplerde geçerli olan 10 yıllık zamanaşımını da geçmediğinden, mahkemece, borçlular vekilinin ileri sürdüğü şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Amca-yeğen arasındaki tasarrufun İİK mad. 278/3-1 gereğince bağış niteliğinde olup, iptali gerektiği- Dava konusu un fabrikası iş yeri niteliğinde olduğundan ve somut olayda İİK mad. 280 anlamında iş yeri devri koşulların gerçekleşmemiş bulunduğundan, davalının icra takibinden önce yasal şufa hakkını yasanın öngördüğü şekilde kullandığının ispatlayamadığı gözetilerek tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği- Hakimin talep sonucuyla bağlı olduğu, talepten fazlasına hükmedemeyeceği-
Mahkemece 2010 yılı ile sınırlı olarak genel tatil ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken hatalı şekilde 2008 yılından itibaren genel tatil ücret alacağının ödenmediği kabul edilerek hüküm altına alınmasının hatalı olduğu-
Terk ve eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası açıldığından, talep sonucunda bulunmayan TMK. mad. 166/1. maddesi gereğince karar verilemeyeceği-
Sadece "ödeme emrinin iptali" talep edildiğinden, mahkemece, borçlunun dava dilekçesinde ileri sürdüğü bu şikayetin incelenmesi gerektiği-
Kooperatif ortaklığının iptali ve buna bağlı olarak tapu iptali ve tescil istemli davada; çoğun içinde az da vardır kuralı gereği tespit kararı verilmesi gerektiği-
Borçludan kamu ihale mevzuatı uyarınca alınan teminat, yapılacak işin teminatını oluşturduğundan, şikayetçi 3. kişinin sözkonusu şikayette hukuki yararının olduğu- Şikayetçinin haczin kaldırılması istemi, kamu düzenine ilişkin emredici yasa hükümlerinden kaynaklandığından bu konudaki şikayetin süreye de tabi olmadığı- Mahkemece, 3. kişi nezdindeki teminatın haczinin usulsüz olduğu kabul edildiğinden, uyuşmazlık konusunu oluşturan ve haciz ihbarnamesinde geçen "nakti teminatların" sözcüklerinin yer aldığı kısmın iptaline karar verilmesi ile yetinmesi gerektiği-
Davacıların talep sonucunda gösterdiği taleplerinden birisi için bu talep aşılmak suretiyle hüküm kurulmuş iken, davacıların diğer talepleri konusunda da herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm kurulmamış olduğunun görüldüğü, hükümde istek sonuçlarından her birinin ayrı ayrı karşılanmasının ve her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerektiği-
