İhtiyati haciz genel olarak İİK'nun 257 - 268. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarrufun iptali davalarına ilişkin olarak ise İİK'nun 281/2 madde ve fıkrasında daha özel bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre hakim iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece tayin ve takdir olunur. Bu düzenleme ile ihtiyati haciz için aranması gereken bazı koşullar tasarrufun iptali davalarına özgü olarak yumuşatılmıştır. Aynı davada öncelikle tasarrufun iptali, olmadığı takdirde nakden tazminat talep edilmesi ve hem taşınmaz üzerine hem de tasarrufun iptali talebinin reddi ihtimaline binaen üçüncü kişi yönünden istenen nakden tazminat miktarı kadar ihtiyati haciz isteminde bulunulabilir. Şartları mevcutsa mahkemece bu talep hakkında karar verilmelidir. Davacı tarafça 25 adet taşınmaz için tasarrufun iptali davası ikame edildiği ve ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece her bir taşınmaz yönünden 5.000-TL teminat mukabilinde istemin kabul edildiği görülmektedir. Dosya kapsamı, alacağa esas icra dosyası içeriği, borcun henüz ödenmemiş olması, alacaklının hak kaybına uğrama ihtimali, İİK 257 ve devamı maddeleri ile aynı yasanın 281'inci maddesi hükümleri ile tarafların iddia ve savunmalarının muhakeme neticesinde tebarüz edeceği görülmekle, davacın ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davalı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir. 
İhtiyati haciz kararlarına yönelik itirazlar duruşmalı olarak yapılsa da, tarafların iştirak etmemeleri halinde dosya işlemden kaldırılmadan yokluklarında esas hakkında karar karar verilmesi gerektiği
Alacaklı tarafça sunulan belgeler hacizler, icra takip dosyaları İİK'nın 258/2.maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu taşımadığı ve İİK'nın 257/2.maddesi kapsamında borçluların taahhütlerinden kaçınmak amacıyla mal kaçırdığı, alacaklıların haklarını ihlal edici davranışlara girildiği olgusunu ispata yarar yeterli belge ve deliller sunulamadığı anlaşıldığından; henüz vadesi gelmeyen senet yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir usulsüzlük görülmediği-
Alacaklı tarafça yıllık izin ücret alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de; ne kadar izin ücret alacağının tahakkuk ettiğinin yargılama sonucu belirlenebileceği ve yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı anlaşıldığından, alacaklı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği-
Borçlu için konkordato mühleti verilmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayıp verilen ihtiyati haciz kararlarının mühlet içinde uygulanmasını durduracağı-
Borçlu şirket hakkında konkordato geçici veya kesin mühletinin verilmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, İİK.'nun 294/1. maddesinin ihtiyati haciz kararının verilmesini değil, uygulanmasını engellediği-
İhtiyati haciz ve icra takibinin ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğuracağı- İhtiyati haczin bir icra işlemi olmadığı- Menfi tespit davasına bakan ticaret mahkemesince verilen tedbir kararının, ihtiyati haciz kararını engeller mahiyette bulunmadığı, tedbir kararının icra takibi ve icra işlemlerini durduracağı- Mahkemenin ihtiyati haciz kararının iptaline ilişkin kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Kredi kratı borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilmesi ile alacak muaccel olduğundan, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Borçlu A.Ş. hakkında konkordato talebinde bulunulmuş ve mahkemece tedbir kararı verilmiş olmasının, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmadığı- Geçici veya kesin konkordato mühleti verilmesinin sonuçlarının İİK'nın 294. maddesinde düzenlenmiş olduğu, borçlunun bu düzenlemeden yararlanarak, ihtiyati haczin uygulanmasına karşı koyabileceği- Senedin tanzim tarihinin vade tarihinden sonraki bir tarihte olmasının ihtiyati haciz istemine engel teşkil etmeyeceği- Senedin keşideci ve kefilin imzasını taşımadığı için kambiyo vasfında olmadığına yönelik itirazların İİK’nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış bulunan sebeplerden olmadığı-
Kredi kartlarının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda düzenlendiği, bu kanun hükümlerine göre taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisinin tanındığı, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kredi kartı hesabı kat edilerek borçluya ihtarname gönderildiği, hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcunun muaccel hale geldiği, ihtarnamenin, temerrüt açısından önemli olduğu, gerek 5464 sayılı BKKKK gerekse taraflar arasındaki sözleşmede muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şartın öngörülmediği, bu itibarla, somut olay bakımından İİK. nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu ve yaklaşık ispat kuralı gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekeceği-