İİK 281/2'de (tasarrufun iptali davalarında) düzenlenen ihtiyati haczin HMK 389 vd'nda düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olmadığı, İİK 257 vd.'nda düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğu ve iptal davasını kazanan davacı alacaklının  ihtiyati haczin dayanağı olan iptale ilişkin ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmadığı ve İİK 264/3 hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşeceğinden, ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerektiği- İptal davasında İİK 281/2 uyarınca verilen ihtiyati haciz kararı icra takip dosyasında infaz edilse de, şikayetçi üçüncü kişinin borçlu sıfatının bulunmadığı ve hakkında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece hakkında, tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararı infaz edildiğinden, İİK 266'nın uygulanma imkanının bulunmadığı- Şikayetçi üçüncü kişinin, iptal davası nedeniyle İİK 281/2 uyarınca mal varlığı üzerinde tatbik edilen ihtiyati hacizlerin banka teminat mektubu karşılığında kaldırılması isteminin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve ihtiyati haciz kararını veren asliye hukuk mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği-
Faturaların niteliği gereği her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek belgelerden olduğu, dolayısıyla fatura konusu para alacağı yönünden tek başına yaklaşık ispata yeterli olmadıklarından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği-
İhtiyati hacze itiraz eden "fatura alacağının yargılamayı gerektirdiğini, malların teslim edildiğini, bir kısım malların bedelinin ödendiğini, diğer mallarla ilgili ayıp iddiasında bulunduklarını" belirtmiş olup, davalının malların teslimini yaklaşık olarak gösteren ve haciz kararına dayanak yapılan belgelere karşı herhangi bir itiraz ileri sürmemesi, davalının ileri sürdüğü ayıp iddiasının yargılamaya muhtaç olması ve fatura konusu malların teslim edilmiş olması karşısında, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu-
Kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talepli davada; ihtiyati hacze konu alacağın tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklandığı, dolayısıyla fatura konusu para alacağı yönünden tek başına yaklaşık ispata yeterli olmadıklarından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği-
Şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararı İİK'nın 281/2. maddesine göre verilmiş olup, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca .......... İcra Müdürlüğü ............... E. sayılı dosyasında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği görüldüğünden, kararın infazına ilişkin inceleme görevinin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve tedbir kararını veren ............ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, o halde, ilk derece mahkemesince görev nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmadığı- İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşeceği- Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekeceği- Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunun tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infazı ile ilgili şikayet niteliğinde olmadığı da görülmekle, mahkeme kararına istinaden şikayetçinin mal varlığı üzerinde tatbik edilen ihtiyati hacizlerin banka teminat mektubu karşılığında kaldırılması isteminin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve ihtiyati haciz kararını veren asliye hukuk mahkemesince değerlendirilmesi gerekeceği-
Alacaklının tek taraflı olarak düzenlediği sözleşmeye dayalı faturanın tek başına alacağın varlığı için "yaklaşık ispat"ı oluşturmadığından ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı-
Mahkemece her ne kadar davacının istemi İİK 257/1 maddesi gereği değerlendirilerek kabul kararı verilmiş ise de davacının üçüncü kişi olan (Z) açısından (tapu kayıtlarına bakıldığında (Z)'nin taşınmazı elden çıkardığı anlaşılmakla) istemi İİK 283/2 maddesine dayanmakla İİK 283/2 ve İİK 281/2 son cümlesi gereği  davacı  isteminin mevcut delil durumuna göre şartları oluşmakla isteminin bu maddelerden kabulüne karar verilmesi gerekirken kanunun uygulanmasında hata yapılıp yanılgılı değerlendirme ile İİK 257/1 maddesinden İİK 281/2 son cümlesine aykırı olarak ve somut olayda uygulama yeri bulunmayan 6741 sayılı yasa 8. madde gereği  teminatsız olarak ihtiyati hacize karar verilmesi isabetsizdir
TBK 19'e dayalı iptal davasında, harcı yatırılarak dava konusu edilmeyen davalının nam-ı müstear yoluyla edinmiş olduğu tüm malvarlığı (menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklar) üzerine ihtiyati haciz konulmasının mümkün olmadığı- Zaten hacizli olup istihkak davasında konu edilen mallara yeniden ihtiyati haciz konulmasında hukuki yararın da bulunmadığı-
Dosya içeriğine göre; davacı talebinin taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik olduğu, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği ihtiyati tedbir talebi içinde ihtiyati haciz talebi de olduğu ve İİK'nun 257 ve devamı maddeleri ile İİK'nun 281. maddesindeki şartların oluştuğu anlaşıldığından; Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerekeceği-