Borçlu davalının maliki olduğu taşınmazlar üzerindeki hacizlerin alacağı karşılamadığı, başkaca mal varlığı bulunmadığı gibi miras yoluyla kalan davaya konu edilen taşınmazların borcun doğumundan sonra diğer davalılara temlik edildiği, temliklerin alacaklıyı zararlandırmak kastı ile yapıldığı iddiasıyla eldeki tasarrufun iptali davasının açıldığı, davacının dava açmakta haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için davaya ilişkin tüm koşulların gerçekleşmesinin beklenemeyeceği açık olup somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi için yasal koşulların gerçekleştiği, ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğu dikkate alınarak isteğin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
İhtiyati hacİzin, İİK’nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması hali olduğu- Tasarrufun iptali davasında ise; Yasa’nın öngördüğü yolun, iptale tâbi tasarrufun konusunu teşkil eden mal üzerine ihtiyati haciz konulması olduğu (İİK.m.281/II ve 257 vd.)- Dosyadaki mevcut delil durumu davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde davalı adına kayıtlı araç üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı-
Suç teşkil eden eylemlerden kaynaklı haksız fiillerde eylem ve işlemin yapıldığı tarih itibariyle alacak muaccel olup alacağın rehinle temin edildiğine ilişkin bir iddia ve savunma da bulunmamasına göre hakkında ihtiyati haciz talep edilen davalıların sunulan delil ve belgeler, özellikle Ağır Ceza Mahkemesi dosyası, ........... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyaları, bilirkişi raporları dikkate alınarak ihtiyati haciz talebinin davalıların sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak ve talep gözetilerek kabulüne karar vermek gerekeceği-
Talep edenin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, borçlu üzerine kayıtlı taşınmaz taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığından taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği- İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediği, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığı; Ağır Ceza mahkemesinin verdiği resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı, ( HAGB kararı olup maddi hukuk anlamında kesinleşmemiştir ), icra mahkemesince verilen tazminat ve para cezasının haksız olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yeterli ise de bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup yapılacak yargılama sonunda alacağın varlığı ve muacceliyetinin belirleneceği- İcra mahkemesince alacaklıya uygulanan tazminat ve para cezası bakımından alacağın varlığı dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık olarak ispatlanmadığından ihtiyati haciz şartları oluşmakla talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Teminat mektubu veren banka ile muhatap arasındaki sözleşmenin garanti sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bankanın; teminat mektubunu düzenlerken nakit, menkul rehni, ipotek, teminat mektubu almak suretiyle verdiği teminat mektubu riski için kendisini güvenceye alabileceği- Sözleşme gereği, hiçbir neden gösterilmeksizin de sözleşmedeki hükme dayanarak henüz nakde çevrilmeyen teminat mektup tutarının, lehtar, müteselsil borçlu ve kefilden depo edilmesini bankanın isteyebileceği- Ancak nakde çevrilmeyen teminat mektupları ile ilgili olarak teminat mektubundaki meblağın depo edilmesi istenebilirse de risk gerçekleşmeden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği- Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisinin, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi istenebilir olduğunu da göstermeyeceği ve sözleşmede anılan şekilde hüküm olsa bile bankanın (ödemek zorunda kalacağı meblağın) sadece depo edilmesini isteyebileceği- (Bankanın) Kendisine ödeme yapılmasını talep edemeyeceği- Esasen bankanın sözleşmeye bu şekilde bir hüküm koymakla riskten kaynaklanan alacağını garanti altına almış olacağından, ihtiyati haciz müessesine de ihtiyacı kalmadığı (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 27.12.2017 tarihli, 2016/1 E. 2017/6 K sayılı ilamı)- Bahsi geçen sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine-
Çalışma olgusu ortada olan, ücret alacağı ve kıdem tazminatı talep eden davacının alacaklarının ödendiğinin ispat külfetinin işverene ait olduğu- Geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olduğundan, ihtiyadi tedbir mahiyetindeki ihtiyadi haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, hesap kat ihtarnamesi ve ekli diğer belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
İhtiyati haciz genel olarak İİK'nun 257 - 268. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarrufun iptali davalarına ilişkin olarak ise İİK'nun 281/2 madde ve fıkrasında daha özel bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre hakim iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece tayin ve takdir olunur. Bu düzenleme ile ihtiyati haciz için aranması gereken bazı koşullar tasarrufun iptali davalarına özgü olarak yumuşatılmıştır. Aynı davada öncelikle tasarrufun iptali, olmadığı takdirde nakden tazminat talep edilmesi ve hem taşınmaz üzerine hem de tasarrufun iptali talebinin reddi ihtimaline binaen üçüncü kişi yönünden istenen nakden tazminat miktarı kadar ihtiyati haciz isteminde bulunulabilir. Şartları mevcutsa mahkemece bu talep hakkında karar verilmelidir. Davacı tarafça 25 adet taşınmaz için tasarrufun iptali davası ikame edildiği ve ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece her bir taşınmaz yönünden 5.000-TL teminat mukabilinde istemin kabul edildiği görülmektedir. Dosya kapsamı, alacağa esas icra dosyası içeriği, borcun henüz ödenmemiş olması, alacaklının hak kaybına uğrama ihtimali, İİK 257 ve devamı maddeleri ile aynı yasanın 281'inci maddesi hükümleri ile tarafların iddia ve savunmalarının muhakeme neticesinde tebarüz edeceği görülmekle, davacın ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davalı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir. 
İhtiyati haciz kararlarına yönelik itirazlar duruşmalı olarak yapılsa da, tarafların iştirak etmemeleri halinde dosya işlemden kaldırılmadan yokluklarında esas hakkında karar karar verilmesi gerektiği
Alacaklı tarafça sunulan belgeler hacizler, icra takip dosyaları İİK'nın 258/2.maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu taşımadığı ve İİK'nın 257/2.maddesi kapsamında borçluların taahhütlerinden kaçınmak amacıyla mal kaçırdığı, alacaklıların haklarını ihlal edici davranışlara girildiği olgusunu ispata yarar yeterli belge ve deliller sunulamadığı anlaşıldığından; henüz vadesi gelmeyen senet yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir usulsüzlük görülmediği-