Davalılar vekilinin ..................... tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan .................. tarihli Seviye ve Değer Tespit Tutanağı'nın incelenmesinde dava konusu taşınmazda A ve B blok olarak yapılan imalat bedellinin 1.168.000,00 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği, seviye tespit tutanağında belirlenen bedel ile ............... tarafından, taşerona şirkete imalatlar sebebiyle yapılan ödemenin birbiri ile uyumlu olduğu, ................ tarafından taşınmazda yapılacak işlemlere ilişkin başka şirketlerle yapmış olduğu sözleşmeler, arsa sahipleri ile taşeron arasında yapılan................. Noterliği'nin ................. tarihli .................. yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Fesihname ile .............. tarihli "sözleşmedir" başlıklı belge birlikte değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı anlaşması neticesinde inşaat yapımının ..................... tarafından üstlenildiği, davacı tarafın mal kaçırma iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalılardan ............'in borçlu ............Gıda'nın yetkilisi olduğu, şirket ile ortaklığının bulunmadığı, davalılardan ............'ın borçlu ............. İnşaatın yetkilisi olduğu, şirket ile ortaklığının bulunmadığı anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi ve toplanan delillere göre borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunmadığı ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle ret kararı verilmesinin isabetli olduğu-
Dava konusu gayrımenkulün 31.10.2019 tarihinde 240.000,00 TL bedelle devredilmiş olmasına, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 309.949,96 TL olduğunun belirlenmesine, gayrımenkulün gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan farkın bulunmamasına, davalı borçlunun davalı 3. kişinin babasının yanında tasarruf tarihinden 11 ay sonra çalışmaya başladığının belirlenmesine, davalıların tasarruf tarihinden öncesine ait tanışıklık ilişkisi olduğunun somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre "davanın reddine" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
TBK'nun 133. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, mevcut bir borç için salt poliçe taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi düzenlemenin tek başına yenileme anlamına gelmeyeceği, yenilemenin varlığını kabul için bu konuda yenileme sözleşmesi yapılması gerektiği ve sözleşmenin varlığını ispat yükünün de bunu iddia edene ait olduğu, taraflar arasında bu şekilde düzenlemiş bir yenileme sözleşmesinin olmadığı ve davacı tarafça ispat edilemediği, sadece yeni bono düzenlendiğini iddia ettiği, bu durumda davacının alacağının 30.08.2010 keşide tarihli bonodan kaynaklandığının kabulü gerektiği, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, borcun kaynağının 16.07.2007 tanzim tarihli bonoya istinaden yenilendiğinin yasal delillerle ispat edilemediği, bu halde borcun doğumunun, iptali istenen tasarruftan sonra gerçekleşmesi nedeniyle önkoşul yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği-
Dava konusu iptali istenilen tasarrufun, davalı borçlu muris veya mirasçı ............. tarafından yapılan bir tasarrufa ilişkin olmadığı, ayrı bir tüzel kişiliği ve varlığı olan şirketin yapmış olduğu tasarrufun borçlunun yapmış olduğu işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olamayacağı, günümüzde binlerce ortağa ulaşabilen şirketlerin tüm ortaklarına ait alacaklıların, bu şirketlerin yaptığı tasarruflara müdahale etmesinin, bunlar için iptal davası açmasının da ticari hayatın gereklerine ile hukuk usul ekonomisine de aykırılık teşkil edeceği ve karmaşaya yol açacağı da gözetildiğinde davalıların husumetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi yerine, davanın esasına girilerek kabul kararı verilmesinde yasal isabetin bulunmadığı-
Davalı borçlunun acz halinde olmasına ve davacının alacağının cari hesap ilişkisinden kaynaklanmasına göre gerçek olduğunun da bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, dava konusu gayrımenkulün fabrika binası ve arsası olup, davalılar arasındaki tasarrufun İİK 280/3 gereğince iptale tabi bulunmasına, davalı (E)Tic. Ltd. Şti ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olup, davalı (E) Tic. Ltd. Ştinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olmasına, dava konusu gayrımenkul bedelinin devir tarihinden çok sonra davalı (E) Tic. Ltd. Ştinin alacaklarının temlik edilmesi ile ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasının bile davalılar arasında yakınlık olduğunun göstergesi olmasına göre verilen "davanıjn kabulüne" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
İcra dosyasında 3.500.000,0 TL bedelli 04.04.2014 keşide tarihli bononun alacağın dayanağı olarak gösterildiği, davacıya alacağın miktarının yüksekliği de dikkate alınarak alacağa dayanak belgelerin sunulmasına ilişkin kesin süre verildiği, davacının alacağın dayanağına ilişkin belge ve bilgi ibraz etmediği, bu kadar yüklü miktardaki borcun nereden temin edilerek, hangi kanaldan davalı (F)'ye ödendiğine dair delil ibraz edilmediği, yine verildiği iddia edilen borcun miktarı da dikkate alınarak borca ilişkin teminat da alınmadığı, yapıldığı iddia edilen ödünç verme işleminin gerçek olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı ile davalı F arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğu, gerçek bir alacağın bulunmadığı gerekçesiyle verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davalı-borçlu tarafından, ........... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 20.000 adet hissenin 500.000,00 TL bedelle .....'e devredildiği, davalı .........'ün devir bedelini nakit olarak ödediğini beyan ettiği, devreden ve devralan tarafların dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden kardeş oldukları, davalı ........... her ne kadar devir bedelini ödediğini beyan etmiş ise de ödemeyi ispat edemediği, borçlu ile 3.kişi olan .........'ün kardeş oldukları nazara alındığında iş bu devrin İİK 280 maddesi uyarınca iptale tabi olduğu- Davalı ...........'ün borçlunun ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu, yine davalı-borçlu ........... tarafından ................. Madencilik Emlakçılık İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olan 6.000 adet payın 150.000,00 TL bedelle diğer davalı ................'e devredildiği, davalı ............'un cevap dilekçesinde bedelini elden nakden ödediğini beyan ettiği, dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden devir eden ile devir alanın amca oğulları olduğu, davalı ...........'un ileri sürdüğü ödeme iddiasını usulünce ispat edemediği, iş bu davalılar arasındaki akrabalık bağı nazara alındığında, davalı .......'un borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmazın 20.03.2020 tarihinde davalı borçlu (N) tarafından davalı 3.kişi (E)'ye 75.000,00 TL bedelle devredildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin 263.585,41 TL olduğu, davalı (N) hesabına 19.03.2020 tarihinde toplamda 192.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında bedel farkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazı devreden davalı borçlu (N) ile taşınmazı devralan davalı 3.kişi (E)'nin aynı köylü oldukları, davalı 3.kişi (E)'nin; davalı borçlu (N)'nin işyeri komşusu olan S. Atlı'nın kardeşi olduğu, 3.kişinin kardeşi S. Atlı'nın; ... Amb. Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olarak tavukçuluk ve yumurtacılık işi yaptığı, işyerinin davalı borçlu (N)'ün babası (M) tarafından kendisine kiralandığı anlaşılmakta olup, bu durumda davalı 3.kişi (E)'nin İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu sonucuna varılarak, davanın konusuz kaldığı dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasının doğru görülmediği-
Davacı tarafça her ne kadar 01.11.2017 tanzim tarihli, 10.01.2018 vade tarihli bono uyarınca takip yapılmış ise de, söz konusu senedin her zaman geçmişe yönelik doldurulabilecek nitelikte olduğu, alacaklı tarafından yapılan takibin, dava konusu tasarruf tarihinden sonra başlatıldığı, davalı borçlunun davacının halasının eşi, aynı zamanda eniştesinin babası olduğu, davacı alacaklı ile davalı borçlu arasında yakın akrabalık bulunması nazara alındığında hayatın olağan akışında yakın akrabaların birbirlerine borç vermesi durumunda senet tanzim edilmediği gibi, davacının söz konusu meblağı davalı borçluya verdiğine ilişkin herhangi bir banka kaydının dosya içerisinde bulunmadığı, söz konusu paranın miktarı, verildiği tarihteki ekonomik koşullar dikkate alındığında kasada saklanmasının, kasadan alınarak borçluya elden verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu itibarla mahkemece davacı ile davalı arasında gerçek bir borç alacak ilişkisinin olduğunun ispatlanamaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Dosya içerisindeki belgelere göre davalı ...............'ın oto-alım satım işi ile iştigal ettiği, dava konusu araçlardan .............. ve .............. plakalı araçların otomobil vasfında olduğu, ..............ve ........... plakalı araçların ise kamyonet vasfında olduğunun anlaşıldığı, davalı borçlu şirketin iştigal sahası ve ticari defterleri incelenmeksizin, dava konusu araçların ticari işletmesi için kullanılıp kullanılmadığı ticari işletmenin önemli bir kısmı olup olmadığı araştırılmaksızın ve somut deliller ile belirlenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
