Davalılardan ............Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin dava dışı ........... Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin ve aralarında bayilik sözleşmesinin bulunduğu, diğer davalı ....'ın tasarruf tarihlerinde ihbar olunan dava dışı şirkette çalıştığı ve dava dışı şirketin talimatı ile dava konusu .................. bağımsız bölüm sayılı taşınmazı tapuda devraldığı, bu hususun diğer davalının da kabulünde olduğu, taşınmazı çalıştığı şirket adına vekaleten değil kendi adına tapuda devraldığı, 2 yıldan uzun süre boyunca taşınmazın diğer davalının üzerinde kaldığı, alacağa mahsuben yapılan satışların, İİK'nın 279/2. maddesi kapsamında iptale tabi bulunduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile davalılar ..... ve ...... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davalıların satış bedeli konusunda pazarlık yaptıkları, taşınmazın devrinden sonra taşınmazı davalı ..........'nun kullanmaya başladığı, doğalgaz aboneliğinin de davalı ............. üzerinde olduğu anlaşılmış, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde temlikin alacaklılara zarar vermek kastıyla yapıldığından bahsedilemeyeceği- Kolluk araştırma tutanağına göre davalı ........... ile davalı ................... Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, aralarında ticari alım satım işlemlerinin yapıldığı, tasarruf tarihinden önce davalı ...... ile davalı borçlu şirket arasında para alışverişi bulunduğu, davalı .....'in davalı ............Pazarlama Tic Ltd Şti'nin bulunduğu dükkana gidip geldiği, şirket temsilcisi ile de tanışıklıklarının bulunduğu, satış işlemlerinin tapuda şirket temsilcisi tarafından yapıldığı dolayısıyla birbirlerinin alacak borç ilişkilerini bilecek durumda tanışıklık ve ticari ilişkilerinin olduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile diğer davalı ........... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, taşınmazın devrinden sonra zorunlu deprem sigortasının davalı ....... tarafından yaptırıldığı ve su, elektrik faturalarının davalı ........ tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı-borçlu .............. Pazarlama Tic. Ltd. Şti. tarafından 14.02.2019 tarihinde davalı ..............'ya satışı ile ilgili tasarrufun İİK'nın 280/1. maddesi uyarınca iptali ile, taşınmazın, davalı ................ tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ................ tarafından satıldığı tarih olan 23.09.2021 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 425.758,53 TL tazminatın, ............ İcra Müdürlüğünün ............. E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği- Taşınmazın, davalı .............. tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ............. tarafından satıldığı tarih olan 22.01.2020 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 600.000,00 TL tazminatın, ............... İcra Müdürlüğünün ................ E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Davalılar vekilinin ..................... tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan .................. tarihli Seviye ve Değer Tespit Tutanağı'nın incelenmesinde dava konusu taşınmazda A ve B blok olarak yapılan imalat bedellinin 1.168.000,00 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği, seviye tespit tutanağında belirlenen bedel ile ............... tarafından, taşerona şirkete imalatlar sebebiyle yapılan ödemenin birbiri ile uyumlu olduğu, ................ tarafından taşınmazda yapılacak işlemlere ilişkin başka şirketlerle yapmış olduğu sözleşmeler, arsa sahipleri ile taşeron arasında yapılan................. Noterliği'nin ................. tarihli .................. yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Fesihname ile .............. tarihli "sözleşmedir" başlıklı belge birlikte değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı anlaşması neticesinde inşaat yapımının ..................... tarafından üstlenildiği, davacı tarafın mal kaçırma iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalılardan ............'in borçlu ............Gıda'nın yetkilisi olduğu, şirket ile ortaklığının bulunmadığı, davalılardan ............'ın borçlu ............. İnşaatın yetkilisi olduğu, şirket ile ortaklığının bulunmadığı anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi ve toplanan delillere göre borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunmadığı ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle ret kararı verilmesinin isabetli olduğu-
Dava konusu gayrımenkulün 31.10.2019 tarihinde 240.000,00 TL bedelle devredilmiş olmasına, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 309.949,96 TL olduğunun belirlenmesine, gayrımenkulün gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan farkın bulunmamasına, davalı borçlunun davalı 3. kişinin babasının yanında tasarruf tarihinden 11 ay sonra çalışmaya başladığının belirlenmesine, davalıların tasarruf tarihinden öncesine ait tanışıklık ilişkisi olduğunun somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre "davanın reddine" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
TBK'nun 133. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, mevcut bir borç için salt poliçe taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi düzenlemenin tek başına yenileme anlamına gelmeyeceği, yenilemenin varlığını kabul için bu konuda yenileme sözleşmesi yapılması gerektiği ve sözleşmenin varlığını ispat yükünün de bunu iddia edene ait olduğu, taraflar arasında bu şekilde düzenlemiş bir yenileme sözleşmesinin olmadığı ve davacı tarafça ispat edilemediği, sadece yeni bono düzenlendiğini iddia ettiği, bu durumda davacının alacağının 30.08.2010 keşide tarihli bonodan kaynaklandığının kabulü gerektiği, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, borcun kaynağının 16.07.2007 tanzim tarihli bonoya istinaden yenilendiğinin yasal delillerle ispat edilemediği, bu halde borcun doğumunun, iptali istenen tasarruftan sonra gerçekleşmesi nedeniyle önkoşul yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği-
Dava konusu iptali istenilen tasarrufun, davalı borçlu muris veya mirasçı ............. tarafından yapılan bir tasarrufa ilişkin olmadığı, ayrı bir tüzel kişiliği ve varlığı olan şirketin yapmış olduğu tasarrufun borçlunun yapmış olduğu işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olamayacağı, günümüzde binlerce ortağa ulaşabilen şirketlerin tüm ortaklarına ait alacaklıların, bu şirketlerin yaptığı tasarruflara müdahale etmesinin, bunlar için iptal davası açmasının da ticari hayatın gereklerine ile hukuk usul ekonomisine de aykırılık teşkil edeceği ve karmaşaya yol açacağı da gözetildiğinde davalıların husumetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi yerine, davanın esasına girilerek kabul kararı verilmesinde yasal isabetin bulunmadığı-
Davalı borçlunun acz halinde olmasına ve davacının alacağının cari hesap ilişkisinden kaynaklanmasına göre gerçek olduğunun da bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, dava konusu gayrımenkulün fabrika binası ve arsası olup, davalılar arasındaki tasarrufun İİK 280/3 gereğince iptale tabi bulunmasına, davalı (E)Tic. Ltd. Şti ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olup, davalı (E) Tic. Ltd. Ştinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olmasına, dava konusu gayrımenkul bedelinin devir tarihinden çok sonra davalı (E) Tic. Ltd. Ştinin alacaklarının temlik edilmesi ile ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasının bile davalılar arasında yakınlık olduğunun göstergesi olmasına göre verilen "davanıjn kabulüne" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davasında; her ne kadar satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değer arasında fahiş fark bulunmasa da; borçlu (N) ile davalı üçüncü kişi (E)'nin aynı köylü oldukları, üçüncü kişinin kardeşinin borçlunun iş yeri komşusu olduğu ve aynı zamanda borçlunun babası (M)'nin kiracısı konumunda bulunduğu tespit edilmekle; bu organik ilişkiler ağında üçüncü kişinin İİK'nin 280/1. maddesi uyarınca borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu sabit olup; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulurken, davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
İcra dosyasında 3.500.000,0 TL bedelli 04.04.2014 keşide tarihli bononun alacağın dayanağı olarak gösterildiği, davacıya alacağın miktarının yüksekliği de dikkate alınarak alacağa dayanak belgelerin sunulmasına ilişkin kesin süre verildiği, davacının alacağın dayanağına ilişkin belge ve bilgi ibraz etmediği, bu kadar yüklü miktardaki borcun nereden temin edilerek, hangi kanaldan davalı (F)'ye ödendiğine dair delil ibraz edilmediği, yine verildiği iddia edilen borcun miktarı da dikkate alınarak borca ilişkin teminat da alınmadığı, yapıldığı iddia edilen ödünç verme işleminin gerçek olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı ile davalı F arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğu, gerçek bir alacağın bulunmadığı gerekçesiyle verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Tüzel kişilik perdesinin aralanması ve yöneticilerin şahsi sorumluluğuna dayalı olarak açılan navlun alacağı davasında; mahkemece hem acentelik ilişkisine dayalı temsil hükümlerine hem de tüzel kişilik perdesinin aralanması kurumuna aynı anda dayanılmasının çelişki oluşturduğu gözetilerek HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacıya açıklattırma yaptırılması gerektiği- Yöneticilerin sorumluluğu yönünden yürütülen ceza soruşturmalarının sonuçları beklenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Davalı-borçlu tarafından, ........... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 20.000 adet hissenin 500.000,00 TL bedelle .....'e devredildiği, davalı .........'ün devir bedelini nakit olarak ödediğini beyan ettiği, devreden ve devralan tarafların dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden kardeş oldukları, davalı ........... her ne kadar devir bedelini ödediğini beyan etmiş ise de ödemeyi ispat edemediği, borçlu ile 3.kişi olan .........'ün kardeş oldukları nazara alındığında iş bu devrin İİK 280 maddesi uyarınca iptale tabi olduğu- Davalı ...........'ün borçlunun ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu, yine davalı-borçlu ........... tarafından ................. Madencilik Emlakçılık İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olan 6.000 adet payın 150.000,00 TL bedelle diğer davalı ................'e devredildiği, davalı ............'un cevap dilekçesinde bedelini elden nakden ödediğini beyan ettiği, dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden devir eden ile devir alanın amca oğulları olduğu, davalı ...........'un ileri sürdüğü ödeme iddiasını usulünce ispat edemediği, iş bu davalılar arasındaki akrabalık bağı nazara alındığında, davalı .......'un borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-