Senetlerin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması, davacı ile borçlu diğer davalının arkadaş olması, asıl dosyada ikinci dosyaya esas senetten hiç bahsedilmemiş olması, ilk takibin boşanma davasından hemen sonra açılması, davalının konut kredisi kullanması, icra takip dosyasından anlaşıldığı üzere, davalıya ait taşınmazda hacizlerin bulunması, taşınmaz üzerinde 26.000,00 TL gibi bir bedelle haczin kaldırılması ve sonrasında satılması, diğer taşınmazda ise satış istenmediğinden borçlunun talebi ile haczin düşürüldüğü görülmekle, davacı ile davalı arasında muvazaalı takip yapıldığı, davanın açılmasında gerçek bir alacağın bulunmadığı anlaşılmakla ön koşul yokluğundan tasarrufun iptali davasının reddi gerektiği- Asıl ve birleşen davada vekille temsil edilen davalı üçüncü kişi lehine ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmolunmasının doğru olmadığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Alacak miktarının temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-<br /> 
Somut olayda; davacılar ve vekillerinin olağanüstü hal ilan edilen iller arasında bulunan Adana il sınırlarında ikamet ettikleri anlaşılmakla; ‘‘Deprem Nedeniyle İlan Edilen Olağanüstü Hal Kapsamında Yargıda Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’’nin 2 inci maddesinin 5 inci bendi uyarınca, sürelerin durmasına ilişkin hükmün olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna 06.02.2023 tarihi itibarıyla kayıtlı avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanacağı gözetildiğinde, istinaf eden davacılar vekilinin istinaf süresinin 06.04.2023 tarihine kadar uzatılacağının açık olduğu, bu hususun re’sen dikkate alınması gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı, dosya içeriğine göre alacak miktarı 84.542,26 TL temyize konu edilen bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı, dosya içeriğine göre dava konusu şeyin değeri 375.000TL temyize konu edilen bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı-
Davalı banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında İİK. m. 281/2 uyarınca konulan ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemi- Talep olmamasına karşın, tüm davacıları kapsar şekilde 'manevi tazminat talebinin reddine' şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Maddi tazminat talebinde faiz istemi- Davacı şirketin maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile komisyon bedeli ve teminat bedelinin kullanılamamasından kaynaklı faiz kaybı olmak üzere maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesi gerektiği-
Davacı kuruma yazılan müzekkereye verilen cevapta hatalı bildirim yapıldığı, gerçek borcun daha düşük olduğu ve bu borcun da sonra ödendiği, davacının hatası sonucu davalıya borç tahakkuk ettirildiği, bu durumda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu taşınmazın değerinin temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan temlik alan davacı vekili Avukat İ 09.05.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiş olduğundan bu durumda, asıl ve birleşen davalarda temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu (takiplerde kesinlşen alacak miktarının) temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-