Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Davacının alacağna konu icra takibinde kesinleşen alacak miktarının temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
İlk derece mahkemeleri tarafından verilen koruma tedbirlerine karşı temyiz yolunun kapalı olduğu-
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı..
Davacı tarafından davalı borçlu aleyhine usulünce açılmış bir takibin bulunmamasına, davacı tarafından yapılan hatanın da maddi hata olarak kabul edilemeyecek olduğu, tasarrufun iptali davasının reddi gerektiği-
Muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davalarında dava değeri dava konusu gayrımenkullerin tasaruf tarihindeki gerçek değeri veya davanın dayanağı olan icra dosyasındaki takip rakamından hangisi daha az ise o rakam üzerinden belirlenecekği- İcra takibin 76.351,00 TL üzerinden başlatıldığı ve bu meblağın Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarının basit yargılama usulüne tabi olmasına ve işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Birden fazla tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati hacizlerden birisinin ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştirakinin İİK 268/1, 100/1-1 ve 100/1-2. maddelerine göre belirleneceği- Somut olayda, şikayet olunanın haczi ilk kesin haciz olup şikayetçilerin hacizleri ise daha sonra kesin hacze dönüşmüşse de, şikayetçilerin kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizlerine dayanak davaları şikayet olunanın kesin haczinden önce açıldığından, şikayetçilerin kesin hacizlerine konu ihtiyati haczin uygulandığı dava tarihlerinin şikayet olunanın kesin haciz tarihinden önce olması nedeniyle İİK m. 268/1 ve 100/1-2 uyarınca ilk sırada yer alan kesin hacze iştirak etmeleri ve paranın her üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında, TMK m. 605 vd. uyarınca zorunlu hasım olan borçlunun ve üçüncü kişinin en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden terekenin iflas hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği-
Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işemin iptali- Davada dava konusu yapılan tüm bağımsız bölümlerin tapu maliklerinin davalı olarak yer alması gerektiği, davalılar hakkındaki davanın ana dava ile birleştirilerek davacıya dava konusu taşınmazların devirlerinin muvazaalı olduğunu ispatlama hakkının verilmesi ve sadece davanın açılmasından sonra yapılan devirler yönünden, davacının davasını HMK’nın 125 inci maddesine göre tazminata dönüştürme hakkı olduğu da hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Dava dayanağı takip dosyasındaki borcun haricen tahsil ve tasfiye edildiği anlaışıldığından, tasarrufun iptali davasının konusu kalmadığı-
