Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararın davalı alacaklı * Bankası AŞ tarafından sadece vekalet ücretine yönelik istinaf edilmiş olmasına, esasa ilişkin olarak davalı (B.Ş)'nin istinaf isteminde bulunmadığından kararı temyizde (B)'ın hukuki yararı bulunmadığı
Davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin iş mahkemesince iptaline karar verilmiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olması halinde davalı- borçlu hakkında açılan 6183 sayılı Kanun uyarınca açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, davalı borçlu ve üçüncü kişi arasında akrabalık veya yakınlık olmadığı, dava konusu taşınmazın satışında ivazlar arasında önemli oransızlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı yasanın 35. maddesi gereğince "6183 sayılı yasanın uygulamasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti maktu olarak belirlenir" hükmüne göre verilmiş olan kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davalarında hakimim İİK 278-280 koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini resen araştıracağı, taleple bağlı olmadığı- Davalı üçüncü kişinin yaptığı ödemeler dikkate alındığında ivazlar arasında önemli oransızlık olmasa da, davalı tanığının beyanları karşısında davalı üçüncü kişinin borçlunun İİK. m. 280/1 gereğince içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bildiğinin kabulünü gerektirdiği ve davalı üçüncü kişinin banka kanalı ile ödeme yapılmış olmasının kötü niyetini ortada kaldırmayacağı- Dördüncü kişi konumundaki davalı Vakıf yönünden davanın kabulü için kötü niyetinin ispatı gerektiği, dosya kapsamından anılan vakıf ile davalı üçüncü kişi arasında organik bir bağ olup olmadığı yönünde bir bilgi bulunmadığından, mahkemece davalı vakfın yönetim ve vakıf organlarındaki kişilerin kimler olduğu kuruluşlarından itibaren ilgili birimlerden sorularak, davalı borçlular ve üçüncü kişi ile bir bağlantıları olup olmadığı, borçlunun mali durumunu bilip bilemeyeceği araştırılarak, böyle bir durumun varlığının tesbiti halinde davanın bu taşınmaz yönünden kabulüne aksi durumda, davalı üçüncü kişinin taşınmazı devrettiği tarihteki değeri kadar ve alacak ferileri ile sınırlı olarak tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiği-
Dosya içerisinde mevcut 11.02.2010 tarihli kredi sözleşmesinde davalı borçlu (B) Ltd. Şti.'nin kefil olarak imza attığı görüldüğünden, bilirkişilerden alınan 29.01.2019 tarihli raporda 11.02.2010 tarihli krediden sonra alınan kredilerin limit artışı ve / veya değişen kanun maddeleri nedeniyle yenileme şeklinde alındığı belirtildiğinden, borcun 11.02.2010 tarihinde yani 14.06.2011 tarihli tasarruf işleminden önce doğduğunun kabulü ile işin esasına girilerek, taraf delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerekeceği-
Davacı Vergi Dairesinin borçlu davalı (Y)'ye göndermiş olduğu ödeme emirlerinin iptali için İstanbul * Vergi Mahkemesi'nin ..... sayılı dosyasında dava açıldığı, ... sayılı kararında; davacı (Y)'nin davalı M. Vergi Dairesi aleyhine 19.11.2013 tarihi ve 2013...1,3 ve 5 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay incelemesinden geçtikten sonra 27.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen bu ilam kapsamına göre, davalı borçlu (Y)'nin davacı idareye bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın "reddine karar" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davacı vekilinin ....... 25.04.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirdiği, bu durumda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekeceği-
6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, HMK'nın 150/1.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına müteakip HMK'nın 150/4.maddesi kapsamında 3 aylık yasal sürede yenilenmeyen davanın 11.05.2021 tarihi itibariyle HMK'nın 150/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemi- Davacı kurumun, dava tarihi veya öncesine ait vadesi geçmiş, ödeme emrine bağlanmış takibe geçilmiş, ödeme emri ve takibi kesinleşmiş bir borç söz konusu olmadığından, davalı borçlunun kuruma mevcut bir kısım borçları bakımından ise yargılamadan hemen önce ve sonra çıkan yasalar ile bağlantılı olarak yapılan yapılandırmalar neticesinde ödemeler yapılmış olmakla davanın reddine ve dava ön koşulları oluşmadığından reddolunduğundan davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik olmadığı-
