Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı, dosya içeriğine göre alacak miktarı 84.542,26 TL temyize konu edilen bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu taşınmazın değerinin temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı, dosya içeriğine göre dava konusu şeyin değeri 375.000TL temyize konu edilen bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu (takiplerde kesinlşen alacak miktarının) temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Davacı tarafından geçici ya da kesin aciz belgesi sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun şekilde kesin mehil verildiği halde kesin mehil süresi içerisinde de davalı borçlular hakkında düzenlenen aciz vesikası ya da İİK'nun 105. madde kapsamında aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağı sunulmadığı, takip dosyasında bulunan 28.11.2018 tarihli haciz tutanağının dava dışı borçlu .. şti. bakımından düzenlenmiş olması nedeniyle eldeki dava bakımından İİK'nun 105. madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olmadığından "davanın reddine" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davasında; her ne kadar satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değer arasında fahiş fark bulunmasa da; borçlu ile davalı üçüncü kişinin aynı köylü oldukları, üçüncü kişinin kardeşinin borçlunun iş yeri komşusu olduğu ve aynı zamanda borçlunun babasının kiracısı konumunda bulunduğu tespit edilmekle; bu organik ilişkiler ağında üçüncü kişinin İİK m. 280/1 uyarınca borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu; alacağın yargılama sırasında tahsili durumunda davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulurken, davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi gerektiği-
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan temlik alan davacı vekili Avukat İ 09.05.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiş olduğundan bu durumda, asıl ve birleşen davalarda temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Davacının alacağna konu icra takibinde kesinleşen alacak miktarının temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu (ipteli istenen ipotek miktarının) temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu alacak miktarının temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
