Davayı geri almanın, davadan feragatten farklı olduğu- Davayı geri alan davacının, bununla talep sonucundan, yani hakkının özünden feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmakta olduğu- Somut olayda; hüküm kesinleşmeden davacının davasını geri aldığı, davalıların ise açık rıza gösterdiği anlaşıldığından, davacının davanın geri alınmasına ilişkin beyanı ve davalıların açık rızası gözetilerek 'davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi' gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı-Dosya içeriğine göre davacının icra takibine konu toplam alacağı 1.490.349,59 TL, dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ise 165.000,00 TL olup, temyize konu edilen bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı- Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin kesinlik sınırını geçmediğinin anlaşıldığı-
Muvazaalı işlemin iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazların tasarruf tarihlerindeki toplam gerçek değeri 336.500,00 TL, davacının icra takiplerine konu toplam alacağı ise 82.234,89 TL olup, temyize konu edilen bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı- Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin kesinlik sınırını geçmediği-
Tasarrufun iptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa HMK m. 12'nin uygulanmayacağı- Davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerektiği, yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmayacağı- Bir davalının süresi içinde yetki itirazında bulunması ve yetkili mahkemeyi (D.li Mahkemeleri) olarak göstermesi, diğer davalının ise cevap vermemesi ve duruşmalara katılmaması durumunda, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade edeceğinden ve yerleşim yeri D.li olan davalının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın D.li Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği-
6098 sayılı TBK'nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davalarında, davacının talebi taşınmazın aynına ilişkin olmayıp alacağın tahsiline yönelik bulunsa ve davanın kabulü halinde İİK'nın 283/1. maddesi kıyasen uygulanarak davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilecek olsa dahi; İİK'nın 281/2. maddesindeki ihtiyati haczin sadece İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılan klasik tasarrufun iptali davalarında uygulanabileceği, TBK'nın 19. maddesine dayalı davalarda borçlunun genel malvarlığına yönelik bir haciz değil münhasıran dava konusu şeye yönelik tedbir talep edildiğinden verilmesi gereken geçici hukuki korumanın İİK 281/2 uyarınca ihtiyati haciz değil, HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir olduğu-
Tasarruf iptal kararına dayalı olarak şikayetçi üçüncü kişiye icra emrinin tebliği üzerine, şikayetçinin 7 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçede "icra emri tanzim tarihinden iki gün önceki dosya hesabı borcunun ... TL olduğu, bu borç miktarı yerine ilamda hükmedilen ... TL'nin icra emrine yazıldığı, bu miktarın dosya borcundan fazla olamayacağı bu nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesini" talep etmesi-
