Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.03.2005 gün, 2005/15-100-119 sayılı kararına göre, borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan ve bilinen adreslerinde de icraca, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı tespit edilmiş ise, bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılacağı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Somut olayda, kesinlik sınırının daha düşük olan alacak miktarına göre belirleneceği ve miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı-
Davacının, dava dışı borçlu şirket hakkında, başlangıçta ihtiyati haciz kararı aldırdığı, bu ihtiyati haciz kararına istinaden süresi içinde icra takibi başlattığı; ancak bu icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine, bu itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemediği veya mahkemede dava açmadığı; bu nedenle, bu karara dayanılarak ........... Belediye Başkanlığı'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi geçerliliğini yitirdiğinden alacağın temliki işlemi gereğince dava dışı 3. kişi şirkete ödemede bulunulmasına yönelik işlemlerinin davacı yönünden muvazaa teşkil etmediği, bunun yanı sıra davacı tarafından dava dışı borçlu şirket ile alacağını temlik ettiği şirket aleyhine alacağın temliki tasarrufunun iptali için açılan ............................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ................... sayılı dosyasında davanın kabulü ile temlik alacaklısı şirkete karşı İİK hükümlerince borca yetecek kadar cebri icra yoluyla takip yetkisi de verildiği ve verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davaya konu hisse satışının hukuka aykırı olarak gerçekleştiği ve bu kapsamda iptaline karar verildiği dikkate alındığında söz konusu tasarrufa ilişkin davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Davacının takipte kesinleşen alacak miktarının temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı- 
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu ve takip konusu alacak miktarına göre iptali istenilen taşınmaz değerleri daha az olan 34.500 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı-
 Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu- Dava konusu iptali istenilen temlik sözleşmesi sonucu hükmedilen tazminatın temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı- 
İlk Derece Mahkemesince duruşmada davacı vekilinin vermiş olduğu mazeret dilekçesinin kabul edildiği, davacı vekilinin talebi gibi yeni duruşma gününü UYAP sistemi üzerinden öğrenmesine karar verildiği ancak mevzuatımızda bu yönde bir tebligat uygulaması bulunmadığından ve Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde yeni duruşma günü davacı tarafa tebliğ edilmeden, sonraki celse de davacının davayı takip etmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmayacağı-
Davalılar vekilinin maddi hata talebinin kabulü ile Dairemizin 01.10.2024 tarihli ve .................. sayılı ilamının sondan beşinci satırında yer alan "davalı asılın" ibareleri çıkartılarak yerine "davacı asılın" ibarelerinin yazılması suretiyle maddi hatanın düzeltilmesine karar verildiği-
Dava konusu alacağın dayanağı olan "nakden" ibareli senedin gerçek bir alacağa dayalı olup olmadığının denetlenebilmesi için; davacı ile -davalılarca gerçekte borçlu olmadığı ileri sürülen- davalı borçlu arasında ödendiği iddia edilen 2.350.000 USD bedelin nasıl ve ne zaman ödendiği belirlenip davacı alacaklının ileri sürdüğü ödeme tarihini kapsayan dönemdeki banka kayıtları (davacı ile davalı borçlunun) itibarıyla hesap hareketlerinin incelenmesi, davalı borçlunun cevap dilekçesinde, davacıdan aldığını beyan ettiği bu parayı ortağı olduğu şirkete aktardığı veya borçlarını ödediği iddia edildiğinden, beyan edilen şirket kayıtlarında bu paranın o tarih itibarıyla mevcut olup olmadığının, taraflarca delil olarak bildirilen veya sunulan belgeler toplanıp uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile dosyadaki bütün deliller tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-