Çekin yazı ile yazılan "altıyüzellibin YTL" kısmında tahrifat bulunmadığı, Adli Tıp raporunda belirtildiği üzere rakam ile "650,00 YTL" kısmında önceden yazılmış yazılara ait belirgin fulaj izleri ve mekanik silintinin varlığının görüldüğü, evvelce var olan yazıların seçilemediği, poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı gerekçesiyle iade-i muhakeme talebinin kabulüne karar verileceği-
Davalı bankanın alacağın tahsili için yasal haklarını kullanarak davacılardan alınan senetleri takibe koyduğu ve borcun ödenmesinden sonra takibe devam etmediği- Borcun davadan önce davalılarca yapılan ödeme ile sona erdiği- Davalı bankanın yasal hakkını kullanmasından dolayı haksız hacizden söz edilemeyeceği, kötüniyet tazminatının söz konusu olamayacağı-
Menfi tespit davasının, arabuluculuğa tabi olduğu-
İlamın, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı- İlamın zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkartılması halinde hükmün aleyhine olan tarafın, temyize başvurararak ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabileceği-
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin geçersiz olduğu ve senetlerin bedelsiz kaldığı belirlendiğinden bu aşamada dava konusu takip dosyaları nedeniyle davacının borçlu olmadığının sabit olduğu, geçersiz olan araç satış sözleşmesinin yerine getirilmediği gözetildiğinde geçersiz sözleşme nedeniyle herkesin aldığını geri vermekle yükümlü olacağı-
Davalı tarafça davacıya karşı iki ayrı icra dosyası üzerinden takipte bulunulması nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi-
Genel kredi sözleşmelerindeki imzanın davacının murisine ait olmadığından menfi tespit istemli davanın kabulü gerektiği-
Senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olmasının senedin doğrudan hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı-
Şirket ortağı ve temsilcisinin, şirketi borçlandırarak kendi lehine çek keşide etmesinin özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, bu durumda davacı şirketin çeklerden kaynaklanan borçtan dolayı sorumlu olmadığı-
İpotek Resmi Senetlerinde dava konusu ipoteklerin “bila faiz ve 15.10.2014 süre ile” tesis edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca İpotek Belgesinin ipotekin süresi sütununda 15.10.2014 tarihinin gösterildiği, icra takiplerinin ise 11.12.2014 tarihinde başlatıldığı, bu nedenle davalı tarafın ancak bu tarihten önce doğmuş alacaklar için ve bu tarihe kadar ipotekli takip başlatabileceği, bu tarih itibariyle sürenin dolmuş olması ve bu tarihe kadar takip başlatılmamış olması nedeniyle ipoteğin kendiliğinden sona erdiği-