Taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir...
Asıl davada uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmesine istinaden ceza faturasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti, teminat mektubunun tazmini nedeniyle davacının kabulünde olan cezanın mahsubu sonrası tazmin olunan bedelin istirdatına, birleşen davadaki uyuşmazlık ise ceza faturasından bakiye kalan alacağın tahsili istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Menfi tespiit- Teminat bonosu-
Şirket müdürü aleyhine açılan menfi tespit davasında; istinaf aşamasında şirket hisselerini devralarak temsil yetkisi kazanan davalının, şirket adına "kendi lehine" davadan feragat etmesinin açık bir menfaat çatışması teşkil ettiği, bu durumda şirketi davada temsil etmek üzere kayyum atanması gerekirken feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir...
Asıl davada menfi tespit yönünden ise bilirkişi raporunda davacının borçlu olmadığını iddia ettiği miktar ile bilirkişi marifetiyle borçlu bulunmadığı tespit edilen miktar yönünden dava kabul edilerek masraf ve vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekeceği-
Sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davasında; ceza mahkemesinin "delil yetersizliği" gerekçesiyle verdiği beraat kararının, imza aidiyeti yönünden hukuk hâkimini bağlamayacağı ve mahkemece imza itirazı konusunda müstakil bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin mahkeme kararı ile feshedildiği, kararın kesinleştiği, fesihte davacının kusurlu olduğu, dava konusu taşınmazda davacı yüklenici tarafından herhangi bir inşai faaliyet yapılmadığından davacının talep edebileceği herhangi bir alacak bulunmadığı, davacı davalıya çek ile 28.000,00 TL ödendiğini belirtmiş ise de dosyaya sunulan belgelerden çeklerin ne amaçla verildiğine dair herhangi bir bilgi ve beyan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Somut olayda, 27/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiş, kararı veren mahkemece ilgili icra dairesine kararın uygulanması için aynı tarihte yazı gönderilmiş, arabuluculuk süreci 27/01/2025 tarihinde başlamış ve 18/02/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmış, 10.03.2025 tarihinde ikinci kez arabuluculuğa başvuru yapılmış, 28.03.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmış, menfi tespit davası açıldığına dair kayıtların dosyasında yer almadığı anlaşılmış olup arabuluculuk sürecinde süreler durmuş ise de tedbir talep eden, borçlu tarafından menfi tespit davası açılmadığından HMK m. 397/1 gereğince ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağı-
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği-
