Bonoda tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit davasında; bilirkişi raporları ile senette tahrifat saptanmadığı gibi, bono hamili olan davalının senedi iktisap ederken borçlunun zararına hareket ettiği hususunun somut delillerle ispatlanamadığı, lehtar konumundaki diğer davalının tek taraflı beyan ve kabullerinin ise davalılar arasındaki husumet nedeniyle tek başına yeterli delil teşkil etmeyeceği-
Yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapma yasağına (TTK m. 395) aykırı olarak düzenlenen bono nedeniyle açılan menfi tespit davasında; davacı şirketin senedin "teminat senedi" olduğunu ve dayanak borcun ödenmesiyle hükümsüz kaldığını ileri sürmesinin söz konusu işleme icazet verildiği anlamına geldiği gözetilerek, davanın salt genel kurul izni yokluğu gerekçesiyle kabulü yerine işin esasına girilerek gerçek bir borç ilişkisinin bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği-
Faktoring şirketinin çeki iktisabında kötü niyetli yada ağır kusurlu olduğunun ispat edilmediği, davalının çekin meşru hamili olduğu , bu nedenle çek istirdatı talebinin yerinde olmadığı-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir...
Davalı alacaklı vekilinin ceza dosyasındaki dilekçesinde 'borçlu şirketin kullandığı kredi nedeniyle takibe konu senedin düzenlendiğine" ilişkin mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanları ile dava konusu senedin, aynı tarihte çekilen ve aynı tutardaki kredi sözleşmesine teminat olarak verildiğini ikrar ettiği gözetildiğinde, davacı borçlunun kesin delil ile "senedin, teminat senedi olduğunu" ispat etmiş olduğu- Aval sadece kambiyo senetlerinde söz konusu olduğundan, senedin kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle davacının avalist olarak da sorumluluğunun bulunmadığı, TBK m. 583'de kefalet için öngörülen şekil şartlarının da bulunmaması sebebiyle kefalet şartlarının da gerçekleşmediği ve neticede, menfi tespit davasının kabulü ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Takip dayanağının tek bir senet olması karşısında aynı takip dosyasındaki senede ilişkin borçlu vekili beyanının ikrar mahiyetinde olduğunun kabulü için senedin tanzim ve vade tarihine ayrıca atıf yapılmasına gerek olmadığı-
Tedbir kararı bulunmayan takipten önce açılan menfi tespit davasının zamanaşımını kesmeyeceği ve dayanak bononun takipten önce zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile zamanaşımı iddiasının kabulü gerektiği-
Faktoring şirketinin, çek metninden ve fatura ile uyumsuzluğundan kaynaklanan farklılıkları tespit ederek keşideciden çeki sorması ve diğer cirantalar ile sicilde araştırma yapması gerekirken, gerekli istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla, menfi tespit davasının kabulüne karar verileceği-
Dava, alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir...
