İştirak nafakası kararın kesinleşmesiyle ödenmeye başlanacağı ve çocuk ergin oluncaya kadar devam edeceği, iştirak nafakasının çocuğa harcanmak üzere alacaklı olan, velayet hakkı sahibine verileceği-
Davanın, iştirak nafakasının artırılması talebi olduğu, davada, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiği, bunun da çıkarılacak davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile mümkün olduğu, dava dilekçesinin davalıya 7201 S.K. 35. M. gereğince tebliğ edildiği ve yargılamanın davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırıldığı, ancak, tebligatın yapıldığı adres davalının MERNİS adresi olmadığı gibi bu adres davalıya daha önce tebligat yapılmış eski adresi olmadığından sözü edilen tebligat usulsüz olup davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hükmün kurulduğu, "Hukuki Dinlenilme Hakkı" tanınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olacağı-
Çocuğun ergin olduğu tarihten önce tahakkuk etmiş iştirak nafakası alacağından feragatinin hukuki sonuç doğurmayacağı-
Küçüklere bağlanan iştirak nafakasının, küçüğün ergin olduğu tarihte kendiliğinden sona ereceği, bu tarihten sonra reşit olan çocuğun mahkemeye müracaatla anne ya da babasından yardım nafakası talep edebileceği-
Boşanmayla yoksulluğa düşecek olan tarafın kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan yoksulluk nafakası isteyebileceği- Ciddi ve ikna edici deliller olmadan, ananın bakım ve şefkatine muhtaç olan küçük çocuğun velayetinin babaya verilmesinin doğru olmayacağı-
Velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekeceği, çocuğun kendi çıkarına ters düşmediği takdirde, buna önem verilmesi ve gerektiğinde uzman bilirkişiden de görüş alınmak suretiyle birlikte değerlendirme yapılarak kararı verilmesi gerekeceği-
Tarafların Bayburt şehir merkezinde oturdukları, davalının çocuklarıyla birlikte oturduğu sosyal çevrenin diğer mahallelere göre nispeten risk ve suç teşkil eden davranışların yoğunlukla meydana geldiği bir yer olduğu, müşterek çocuklardan 29.09.1994 doğumlu ile 01.01.1997 doğumlunun riskli sayılabilecek kişilerle arkadaşlık yaptığı, eve gece geç saatlerde gelme gibi davranışlarının olduğu, davalı annenin çocukları disiplin altına almada yetersiz kaldığı, bu hususların sosyal inceleme raporu ile tespit edildiğinden; çocukların bedeni, fikri ve ahlaki gelişimleri anne yanında tehlikede olup, her üç çocuğun da velayetlerinin babaya bırakılması gerekeceği-
Boşanmanın eki niteliğinde olan yoksulluk ve iştirak nafakasının hüküm kesinleşmeden takibe konulamayacağı,tedbir nafakasının ise hüküm kesinleşmeden icra edilebileceği-
Nafaka borçlusunun ölümü ile velayet kendisine verilmeyen anne ya da babanın çocuğa bakım görevi sona ereceğinden ve ölüm tarihinden itibaren miras hukuku devreye gireceğinden, bu tarihten sonrası için de nafaka işlemeyeceği-
Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç müşterek çocuğun babanın velayetine bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olacağı-
