Çocuğun yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettiği görüşe gereken önem ve değer verilmesi gerekeceği; bu itibarla idrak çağında bulunan çocuğun mahkemece dinlenmesi ve tercihinin sorulması, velayete ilişkin tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekeceği- Kadın yararına hükmolunan maddi tazminat az olup, hakkaniyet ilkesi (TMK. mad. 4) ile BK. mad. 42 dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat takdirinin gerektiği- Müşterek çocuk idrak çağında olup, yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettiği görüşe gereken önem ve değer verilmesi gerektiğinden çocuğun mahkemece dinlenmesi ve tercihinin sorulması, velayete ilişkin tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesinin gerektiği- Müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın gelecek yıllarda artırılmasının karara bağlanmasına ilişkin bir talebi bulunmamasına karşın, nafakanın, gelecek yıllarda artışına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Boşanma davası sırasında annenin, velayeti altında bulunan küçüğün menfaatine aykırı olarak ve henüz tahakkuk etmemiş iştirak nafakasından feragatinin geçersiz olacağı-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorunda olduğundan; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 5 yaşındaki küçüğün, babanın velayetine bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu- 
Hakimin, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorunda olduğu- Tarafların ayrı şehirlerde yaşadıkları durumda; mahkemece bu duruma uygun çocuğun velayeti kendisinde olmayan taraf ile müşterek çocuk arasında kişisel ilişki tesisinin düzenlenmesi gerektiği-
Tarafların, aynı gün içinde kişisel ilişki kurulmasına olanak verebilecek yakınlıkta ayrı yerlerde oturdukları dikkate alınarak daha uygun kişisel ilişki kurulması gerektiği -
Hükmün şüphe ve tereddüte yer vermeyecek nitelikte olması gerektiği- Davacı-davalı baba ile küçük arasında, küçüğün okul çağında olmamasına rağmen yarı yıl tatili içinde kişisel ilişki kurulması ve Temmuz ayında da kişisel ilişkide başlangıç ve bitiş saatlerinin gösterilmemesinin doğru olmadığı-
Geçici velayet davası kabul edildiğinde, baba ile müşterek çocuk arasında yasal zorunluluk sonucu zaten kişisel ilişki kurulacağı-
Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olup (TMK.md.182); bu hususu hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekeceği-
İştirak nafakasında, nafaka yükümlüsünün çalışabileceği halde çalışmamış olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmayacağından deliller tam olarak toplanmalı sonucuna göre aradan geçen sürede dikkate alınarak çocuk için hakkaniyete uygun bir miktar iştirak nafakasına hükmolunmasının gerekeceği-
Çocuklarla baba arasında ayda iki hafta gibi uzunca bir süre kişisel ilişki kurulmasının, çocukların eğitim ve öğrenimini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu gibi annenin velayet görevini gereği gibi yerine getirmesini engellediği-