Müşterek çocuk ile davacı-davalı baba arasında daha uygun süreli ve çocuğun baba yanında yatıya kalacağı şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken; kişisel ilişkinin amacına uygun düşmeyecek, kişisel ilişki hakkını sınırlayacak ve taraflar açısından da olumsuz sonuçlar doğuracak şekilde, uzman ve anne nezaretinde ve de kademeli olarak şahsi münasebet tesisinin isabetsiz olup; bozmayı gerektireceği-
Küçüğün velayeti kendisinde olan anne, velayet görevlerini gereği gibi yerine getirmezse; küçüğün velayetinin velayet kendisinde olmayan babaya verilmesi gerektiği-
Velayeti anneye bırakılan küçük ile velayeti kendisinde olmayan baba arasında kişisel ilişki kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Velayeti anneye verilen ortak çocukla baba arasında, her hafta sonu olarak düzenlenen kişisel ilişkinin; anneyi hafta sonları eve bağlı kılıp özgürlüğünü sınırlayacağı gibi velayet görevini de gereği gibi kullanmasını engelleyecek nitelikte olduğu, ayrıca, sağlık sorunları olduğu ileri sürülen küçüğün bu sorunları da gözönünde tutulmadan kişisel ilişki düzenlenmesinin doğru olmadığı-
Tarafların ortak çocuğu S… eğitim çağında olup; ayrı yerlerde yaşama halinde öngörülen her yılın 1-20 Temmuz tarihleri arasındaki kişisel ilişkinin; babalık duygularını tatmin etmekten uzak ve yetersiz olduğu, bu nedenle, velayeti anneye bırakılan küçükle baba arasında dini bayramlarda ve yarı yıl tatilinde de kişisel ilişki kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu-
Önceki ilamdaki gelecek yıllardaki artış (ÜFE) hükmüne göre kendiliğinden artan iştirak nafakası miktarlarının müşterek çocuğun değişen ihtiyaçlarını karşılamadan yetersiz kaldığı gözetilerek uygun bir nafakaya hükmedilmesinin gerekeceği-
Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü ora­nında katılmak zorunda olduğu; ayrıca adına kayıtlı men­kul ya da gayrimenkulu olmasa dahi; iştirak nafa­kasına hükmedildiği tarihten itibaren paranın alım gücünün düşmesi, çocukların bakım yükümlülüğünün devam etmesi ve çocukların ihtiyaçlarının artması nedeniyle hükmedilen iştirak nafakasının uygun bir miktarda arttırılması gerekeceği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, davacı annenin de çocuğun giderlerine katılma zorunluluğunun bulunmasına göre; özellikle de küçüğün yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında; takdir edilen nafakanın fahiş olduğu-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorunda olduğundan; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve yanındaki çocukları yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 8 ve 10 yaşlarındaki küçüklerin babanın velayetine bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu-
İstek olmadan tazminata hükmedilemeyeceği- Çocuk ile kişisel ilişki tesis edilirken ayın belli hafta sonları çocuğun yatılı kalacağı şekilde düzenleme yapılmasının gerekeceği-