İcra takiplerinde ilk sırada yer alabilmek için muvazaalı olarak rehin sözleşmesi yapıldığı gerekçesine dayanılmasının doğru olmadığı-
Mahkemece, şikâyet olunanın takip dosyasındaki kesin haczin, şikâyetçinin takip dosyasındaki kesin hacizden önce olduğu, şikâyetçinin takip dayanağı olan genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarının İİK.’ nun 100/3. maddesinde sayılan belgelerden de olmadığı, bu sebeple ihale bedelinin her iki icra takip dosyası alacaklısı arasında garameten paylaştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Hem sıraya hem de alacağın esas ve miktarına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde kural olarak, önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesinin, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise davalı alacağının varlığının ve miktarının incelenmesinin gerekeceği-
Asıl ve birleşen dosyada şikâyetçiler tarafından kendi sırasına itiraz edildiğine göre, mahkemece, kendilerine husumet düşmeyen diğer alacaklıların davaya dâhil ettirilip aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı ve bu nedenle kararın düzeltilerek onanmasının gerekeceği-
Mahkemece, sıra cetvelinin düzenlenmesinden evvel vergi dairesince kesinleşmiş vergi alacağının olduğunun bildirildiği, başkaca alacak için haciz bildiriminde bulunulmadığı, satış tarihi itibariyle tapu kaydındaki alacak miktarının esas alınmasında bir sakınca bulunmadığı-
Davacı, davalı alacağının muvazaalı olduğu iddiasıyla alacağın esas ve sırasına itiraz ettiğinden, İİK’nun 142/1. maddesi uyarınca genel mahkemenin görevli olduğu-
01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkemenin (alacağın sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın) HMK’nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
Sıra cetveline itiraz davasının, cetvel suretinin ilgililere tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılacağı-
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, şikâyetçi kooperatifin alacağını tahsil ettiği gerekçesiyle bu şikâyetçi yönünden konusuz kalan şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şikâyetçi Vergi Dairesinin şirket ortağına müracaat için şirkete karşı 6183 sayılı Yasa’nın 10,35 ve mükerrer 35 maddeleri ve Vergi Usul Kanunu’nun 10. madde hükümlerince usulüne uygun bir kamu haczi olmadığı, ilk hacze iştirak edemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-(NOT: 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. Maddesi’nin (5) ve (6). Fıkralar, Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2015 T. VE E: 2014/144, K: 2015/29 Sayılı Kararı İle İptal Edilmiştir.)
Sıra cetvelinin düzenlenebilmesi için satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesinin gerekeceği-