“Takip dayanağı senet örneğinin kendisine ödeme emri ile birlikte gönderilmediğini” ileri sürerek “ödeme emrinin iptalini” talep eden borçlunun bu istemini 7 günlük şikayet süresi içinde yapması gerektiği-
Takip dayanağı senedin yabancı dilde düzenlenmiş olması halinde, mahkemece senedin düzenlendiği yabancı dili yeterli ölçüde bilen ve özellikle üniversitenin ticaret hukuku kürsüsünde görevli bir hukukçu bilirkişiye inceleme yaptırılarak alınacak rapor çerçevesinde icra mahkemesince bir karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde, ”borca itiraz”,”imza itirazı” ve “yetki itirazı”nın 5 günlük süre içinde, ”senet aslının icra kasasında bulunmadığı”na dayalı şikayetin ise 7 gün içinde yapılması gerekeceği-
Cironun “bedeli teminattır”,”bedeli rehindir” ibarelerini yahut rehini ifade eden herhangi bir kayıt ihtiva etmesi halinde, hamilin poliçeden doğan bütün hakları kullanabileceği-
Çek nedeniyle sorumluluk için, keşidecinin imzasının bulunması yeterli olup, ayrıca keşide edenin isim veya soyadının yazılı olmasının gerekmediği-
Bir çek veya senette bir kısım yazıların farklı el ürünü olmasının, senet veya çekin geçerliliğine etkili olmayacağı-
Keşide yerinin, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde (“Ank.”-,”İst.”gibi) yazılabileceği – Çekin, akdin yapıldığı yer icra dairesinde icraya konulabilmesi için, borçlunun takip zamanında orada bulunmasının zorunlu olmadığı-
Takip konusu bononun üst kısmında “kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçi ücreti alacakları karşılığı verildiği”ne dair yazılar altında keşidecinin parafı(imzası)bulunmadığından, bu yazıların keşideciyi bağlamayacağı-
“Avalist” konumundaki kişi hakkında bonoya dayanılarak takip yapılabileceği; bunun ya başlangıçta esas borçlu ile birlikte aynı takip dosyasından veya onun hakkında ayrı bir takip yapılarak daha önce başlatılmış olan borçlu hakkındaki takiple birleştirilerek yürütülebileceği-
TTK.’nun 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davasının kambiyo hukukuna özgü bir dava olduğu, BK.’da düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasından tamamen farklı kurallara tabi olduğu, bu tür davalarda ispat yükünün “sebepsiz zenginleşmediğini” veya “çek bedelini cirantalardan birine ya da hamile ödediğini” savunan keşideciye düştüğü-