Bononun ön yüzüne atılan ikinci imzanın “aval” olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, takip konusu senedi düzenlemiş olan ve şirket kaşesi dışında senet üzerine ayrıca atılmış olan ikinci imzanın senedi düzenleyen şirket temsilcisinin şahsi sorumluluğunu gerektireceği-
Alacaklı tarafından başlatılan takipte işlemiş faiz ve takip sonrası için aylık temerrüt faiz istenmiş ve takibin itirazsız kesinleşmiş olması halinde, bu durumda takip öncesi faiz oranı ve miktarı kesinleştiğinden, yapılacak hesaplamada takipten sonrası için işleyecek faizin değişen dönemler itibarıyla avans faiz oranları esas alınarak hesaplanması gerekeceği-
Tanzim yeri (kent, ilçe, bucak, köy olarak "idari birim" şeklinde) gösterilmeyen bonoların kambiyo niteliğini yitireceğinden, borçlunun şikayetinin kabul edilerek, yapılmış olan takibin İİK. 170/a uyarınca iptali gerekeceği-
Takibin iptali talebi ile birlikte kötüniyet tazminatı talep edildiğinde, takibin iptalinin yanında kötüniyet tazminatı hakkında da bir karar verilmesi gerekeceği-
Takibin dayanağı ihtiyati haciz kararı, İİK'nun mad. 257/II'deki şartlar gereği alınmış olduğundan, HGK'nın 13.10.2004 T. ve K: 12-454 sayılı kararında belirtildiği üzere, takip konusu vadesi gelmemiş senetlerle ilgili olarak muacceliyet şartının gerçekleşmiş olacağı-
Vade tarihinin rakamla 31 Ocak 2008 yazı ile de 06 Temmuz 2007 olarak gösterilmiş olması halinde, iki vadeli bu senedinin bono niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince resen iptali gerekeceği-