Senedin lehtar hanesinde “hamiline” ibaresinin yazılı olduğu, TTK’nın 688/5 maddesi gereğince dayanak belgenin bono vasfında olabilmesi için bono lehtarının gerçek ya da tüzel kişi olması gerekeceğinden, İİK. 170/a uyarınca, yapılan takibin iptali gerekeceği-
Tamamen doldurulmayan senetlerin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceği-
Bononun ön yüzünde sadece ’’teminat senedidir’ ’ibaresinin bulunmasının, onun kambiyo senedi vasfını ve bu senetlere ilişkin özel yol ile takibe dayanak yapılmasını engellenemeyeceği-
Yabancı para alacaklarının, alacaklının seçimine göre vade veya ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk parası olarak ödenebileceği, alacaklının seçimine göre ibraz tarihindeki kur üzerinden alacak miktarı belirlenerek, oluşacak sonuca göre gerektiğinde ödeme emrinin düzeltilerek karar verilmesi gerekeceği-
Yabancı para alacaklarının alacaklının seçimine göre, vade veya ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak ödenebileceği-
Takip konusu yabancı para alacağının, takip tarihindeki Türk parası karşılığının «takip talebi»nde gösterilmiş olmasına rağmen, «ödeme emri»nde gösterilmemiş olmasının -«takibin iptaline» değil- «ödeme emrinin iptaline» neden olacağı—
Çekte keşide gününün belirtilmesi zorunlu olup keşide tarihinin gerçeğe aykırı biçimde gösterilmiş çekte yasal ibraz süresinin başlangıç tarihinin çekte keşide günü olarak gösterilen tarih olduğu, keşide tarihinin, çekin gerçekte tedavüle çıkarıldığı tarih olmayıp, üzerine yazılı tarih olduğu, bu durumda çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ya da sonra tedavüle çıkarılmasına olanak tanınarak, ibraz sürelerinin kısaltılması veya uzatılması olanağının doğacağı-
Çekte keşide gününün belirtilmesi zorunlu olup keşide tarihinin gerçeğe aykırı biçimde gösterilmiş olmasının çekin geçerliliğine etkisi konusunda TTK'nun "vade" başlıklı 707.maddesi gözönünde bulundurulmalıdır. Bu maddeye göre sonraki tarihli çekin geçerliliği açık biçimde kabul edilmektedir. Yasal ibraz süresinin başlangıç tarihi çekte keşide günü olarak gösterilen tarihtir. Keşide tarihi, çekin gerçekte tedavüle çıkarıldığı tarih olmayıp, üzerinde yazılı olan tarihtir-
Keşide yerinin çekte kuşku ya da duraksamaya neden olmayacak şekilde açık olarak gösterilmesi gerekeceği; kısaltılarak yazılan keşide yeri duraksamasız anlaşılabilir değilse -örneğin; “D. dere” şeklinde belirtilmişse- belgenin “çek” niteliğinde kabul edilemeyeceği-
