12. HD. 25.09.2025 T. E: 3690, K: 5639
UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
12. HD. 16.09.2025 T. E: 3275, K: 5331
12. HD. 19.06.2025 T. E: 2737, K: 4734
Somut olayda ise 27.06.2022 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk lirası karşılığının gösterilmediği; 28.06.2022 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmiş ise de ilk takip talebi iptal edilmeden aynı takip dosyası üzerinden ikinci bir takip talebi sunularak takibe devam edilmesinin mümkün olmadığı- UYAP sisteminde kayıtlı 27.06.2022 tarihli takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk lirası karşılığı gösterilmemiş olup bu eksiklik kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan borçlu yönünden resen takibin iptaline karar verilmesi gerektiği- Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; İİK'da HMK'nın 183. maddesine atıf yapılmış olmasa da icra takibi de bir dava gibi düşünüleceğinden bu hükmün niteliğine uygun düştükçe uygulanabileceği, somut olayda takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmemiş ise de alacaklı vekilinin farkederek borçluya tebliğ yapılmadan önce eksiklik giderilmiş biçimde ertesi gün yeni takip talebi verdiği ve önceki takip talebinin değil yeni takip talebinin işleme alınmasını isteyerek düzeltmeyi gerçekleştirdiği, borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin de düzeltilmiş hâline göre yapıldığı gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
12. HD. 20.05.2025 T. E: 2200, K: 4096
İcra takibine konu alacak, hangi zamanaşımı süresine tâbi ise, icra takibinde de aynı zamanaşımı süresi uygulanacağı- Dayanak belge bono niteliğinde olduğu halde, icra müdürü tarafından borçluya genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine mahsus örnek (7) ödeme emri gönderilse dahi zamanaşımı süresi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği- Yine dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de, takip yoluna bakılmaksızın bu kez senedin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacağı-
Somut olayda itiraz ve şikayet eden borçlular dilekçelerinde sair nedenlerin yanında ödeme emrinin takip talebine aykırılığını da şikayet konusu yapmış oldukları- Her ne kadar bu husus istinaf dilekçesinde istinaf nedeni olarak ileri sürülmemişse de İİK'nun 167/2. maddesinde alacaklının takip talebinde 58 inci maddedeki hususlara yer vereceği ve İİK.'nun 168/1. maddesinde de alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde de yazılması gerektiği belirtilerek ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği ve ihtiva edeceği hususların hüküm altına alındığı- Kanunun bu hükmü emredici nitelikte olup mahkemelerce re'sen gözönüne alınması gerektiği nedenle mahkemece öncelikle iddia edilen bu husus değerlendirilmek sureti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Senedin düzenleme tarihinin 15.08.2018, senet metni içerisindeki vade tarihinin 15 Ağustos 2018, senedin üst kısmında yer alan ödeme tarihinin ise 15.08.2019 olarak yazıldığı uyuşmazlıkta, senet metni içerisine yazılan tarihin, düzenleme tarihi ile aynı olması karşısında senet metni içerisine yazılan ikinci bir vade tarihi olduğunun kabul edilemeyeceği- Sadece düzenlenme tarihinin ödeme tarihinde tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceği, aksini kabulün aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olacağının önceki HGK kararlarında da benimsenmiş olduğu- "Bonoda vade tarihi ve düzenleme tarihinin aynı tarih olmasına engel bir düzenleme bulunmadığı, senet metni içerisinde bilinçli olarak vade tarihinin 15.08.2018, senedin üst kısmında ise ödeme tarihinin 15.08.2019 yazıldığı gözetildiğinde, senette çift vade bulunduğundan takibin iptaline karar verilmesi gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
