Hamil tarafından kendisinden önceki tüm cirantalar ve keşideci hakkında başlatılan kambiyo takibinn tüm borçlular yönünden kesinleşmesinden sonra, alacaklıdan önceki cirantanın icra müdürlüğüne başvurarak, arabuluculuk anlaşma tutanağı gereğince takip konusu alacağın kendisne geçtiğinden bahisle kendisinin takibe alacaklı olarak eklenmesini ve takip başlatan hamilin dosyadan silinmesini istediği- Ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı ve takibin tüm borçlular yönünden kesinleştiği dikkate alındığında, yetkili hamil olan alacaklı ile kendisinden önceki cirantanın arasındaki takip konusu senedin verilmesine neden olan ilişkinin feshedilmesi nedeniyle alacaklının, dosya alacağını cirantaya devretmesinden sonra, adı geçen cirantanın, alacaklının tüm haklarına sahip olduğunun ve kendisinden önce bonoda yer alan diğer cirantalar ve keşidecinin de, devralana karşı müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiği- "Kambiyo senedinden kaynaklanan alacak hakkının hamil tarafından kendisinden önceki cirantaya temlik yoluyla iadesinin, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi sonucunu doğuracağı, takip konusu alacağı devralan cirantanın artık aynı takip dosyasında takibe devam edemeyeceği, kambiyo hukuku çerçevesinde açacağı yeni bir takiple alacağı isteyebileceğine" ilişkin kararın hatalı olduğu-
12. HD. 05.11.2025 T. E: 6098, K: 7112
Ön yüzünün üst kısmında bulunan vade/ödeme tarihi bölümünde “taahhüt tarihi geçerlidir”, alt kısmında ise “...adına düzenlenen ... düzenleme tarihinde reşit olmadığından dolayı bu senet taahhütlü olarak düzenlenmiş olup, vade tarihi lehtar .... 20 yaşına girdiğinde geçerli olacaktır.” ibarelerinin bulunan senet metninde çift vade bulunmadığı; senedin ön yüzünde yer alan bu beyan ve kayıtların senedin ödeme vaadi unsuruna değil, vadesine ilişkin olduğu, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi unsurunun şarta bağlanmadığı, kambiyo vasfının tam olduğunun kabulü gerektiği- "Vade tarihinin ...2020 olarak yazılı olduğu, bononun alt kısmındaki, vade tarihinin 20 yaşına girdiğinde geçerli olacağı yazılmakla lehtar/alacaklının 20 yaşına girdiği günün ... 2019 tarihi olarak tespit edildiği anlaşıldığından, bu haliyle söz konusu senedin çift vade taşıdığı, dayanak bononun tahsili şarta bağlı olduğundan ve çift vade içermesi nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığı, bu senede dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağı ve takibin iptaline karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Düzenlenme tarihinin ödeme tarihinde tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceği, aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olacağı-
UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesince 19.02.2025 tarihinde verilen şikayetin kabulüne dair kararda vekille temsil edilmediği halde borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Dosyada mübrez .............. tarihli ticaret sicili gazetesine göre, 16.04.2019 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince, ......., ......... ve ............'in, 04.04.2022 tarihine kadar .......... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ni müştereken temsil ve ilzamda yetkili kılındıklarının, bu durumda, bononun keşide tarihleri itibariyle şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğinin, takip dayanağı 08/02/2021 keşide tarihli ve 17.000,000,00 TL bedelli bir adet bonoda ....... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'ne ait kaşe üzerinde altı adet imzanın olduğunun, söz konusu kaşenin dışına başka bir imzanın atılmadığının görüldüğü, bu nedenle imzaların temsilci sıfatıyla atıldığının ve şahsi sorumluluk doğurmayacağının kabulü gerekeceği-
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde asıl alacak miktarının 53.127 Euro olarak gösterildiği ve takip tarihindeki Merkez Bankası EURO efektif satış kuru (6.63 TL) dikkate alınarak yapılan hesaplamada harca esas değerin 352.232,01 TL olduğu- Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararının verildiği 22.05.2024 tarihinde temyiz edilebilirlik (kesinlik) sınırı 378.290,00 TL olup uyuşmazlık konusu değerin (352.232,01 TL) İİK'nın 364/1. maddesinde belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu- "Temyiz incelemesi henüz yapılmamış dosyalar bakımından tamamlanmış bir işlemin bulunmadığı, İİK'nın 7550 s. K. m. 1 ile değişik ek 1/2. maddesi uyarınca, parasal sınırların uygulanmasında itiraz (dava) tarihindeki miktarın esas alınması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin İİK'nın ek 1. maddenin 2. fıkrası ile ilgili iptal kararının gerekçesi de dikkate alınarak mahkemeye erişim hakkına öncelik verilmesi gerektiği, amaçsal yoruma uygun şekilde değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu, açıklanan nedenlerle itiraz (dava) tarihindeki parasal sınır olan 72.070,00 TL dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiği ve uyuşmazlık konusu miktarın takip tarihindeki değil direnme karar tarihindeki T.C. Merkez Bankası EURO efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiği" görüşlerinin HGK çoğunluğu tarafından kabul edilmediği-
Takibin durdurulmasına ilişkin kararın 11.08.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı- Bu kararın kesinleşmesi halinde şikayetçi borçlular hakkında takip iptal edilmiş olacağından, şikayet tarihi olan 02.06.2024 tarihi itibariyle takipte borçlu sıfatları bulunmadığı-
Somut olayda ise 27.06.2022 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk lirası karşılığının gösterilmediği; 28.06.2022 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmiş ise de ilk takip talebi iptal edilmeden aynı takip dosyası üzerinden ikinci bir takip talebi sunularak takibe devam edilmesinin mümkün olmadığı- UYAP sisteminde kayıtlı 27.06.2022 tarihli takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk lirası karşılığı gösterilmemiş olup bu eksiklik kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan borçlu yönünden resen takibin iptaline karar verilmesi gerektiği- Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; İİK'da HMK'nın 183. maddesine atıf yapılmış olmasa da icra takibi de bir dava gibi düşünüleceğinden bu hükmün niteliğine uygun düştükçe uygulanabileceği, somut olayda takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmemiş ise de alacaklı vekilinin farkederek borçluya tebliğ yapılmadan önce eksiklik giderilmiş biçimde ertesi gün yeni takip talebi verdiği ve önceki takip talebinin değil yeni takip talebinin işleme alınmasını isteyerek düzeltmeyi gerçekleştirdiği, borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin de düzeltilmiş hâline göre yapıldığı gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
