Mahkemece, HMK'nun 297. maddesi gereğince; bilirkişi raporuna neden itibar edildiğinin genel bir ifade ile değil, nedenleri ile birlikte açık şekilde belirtilmesi ve ayrıca borçlu vekilinin takibin iptaline ilişkin ilk iddiası hakkında inceleme yapılıp olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı çekin, muhatap bankaya TTK'nun 796/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde, ibraz edildiği anlaşılmış olup, ayrıca bir protesto çekilmesine gerek olmaksızın hamilin, borçlu hakkında takip yapmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, mahkemece borçlunun imzaya itirazının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, borçlunun, takip dosyasına konu bononun keşide tarihinde, hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin tespitin yapılması amacıyla, borçluya ait varsa başkaca doktor, hastane vd. sağlık kuruluşları ile ilgili rapor, tedavi evrağı ve diğer belgeleri sunması için süre verilmesi yine dosya arasında bulunan Sağlık Kurulu Raporları ile varsa bu raporlara dayanak teşkil edecek belgeler getirtilerek dosyanın kül halinde tam teşekküllü bir hastaneye veya Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, borçlunun hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınması ile tespit edilecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu yapılan bonoların tedavüle çıkarıldıktan sonra lehtar kısmının doldurulması halinde, senetlerin kambiyo vasfı taşımaması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği- Alacaklı tarafından takip talep tarihinde, senet asıllarını icra müdürlüğüne ibraz edilmemesi ve senetlerin kasaya alınmaması halinde takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
TTK'nun 687. maddesi hükmü gereği keşideci borçlunun, lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri (senedin tüketici senedi olarak verilmesi nedeni ile 4077 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 6/A maddesi gereğince nama yazılı düzenlenmesi gerektiği iddiasını) takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği hususu nazara alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, borçlu vekilinin ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığı ve borcun olmadığı şeklindeki icra mahkemesine başvurusu; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, aynı Yasa'nın 18/3. maddesi gereğince; şikayetin incelenmesi konusunda duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı hususu icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, somut olayın özellikleri göz önüne alındığında icra mahkemesinin takdirini duruşma açılması yönünde kullanması, tarafların iddia ve delilleri toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekeceği-
Bononun lehdar cirantası olan borçlu hakkında takip yapılabilmesi için keşideciye protesto keşide edilmesinin zorunlu olduğu aksi halde alacaklının senet lehtarına karşı müracaat hakkını kaybedeceği-
Aynı alacak için, kambiyo senedi verilmesi halinde, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulmasının da mümkün olduğu-
Takibe dayanak bonoda, düzenlenme yeri belirtilmediği ancak keşideci şirketin kaşesinde adres kısmında “İzmir” yazılı olduğu görüldüğünden, takibe konu senedin 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde öngörülen koşulları taşımakta olup kambiyo senedi niteliğinde olduğu-
Mahkemece, takibe dayanak çekin ibraz tarihi itibarı ile bankada karşılığı mevcut olduğundan, çek tazminatı yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
